Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...
kurşun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kurşun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2014 Cuma

Zincirleme trafik kazası...





Hayaletler sevimli değildir her zaman.

Mesela, sakin sakin otururken gözüme ilişen o not.

Notta yazan saçma sapan bir cümle...

Gözüme sokmaya çalıştığın arkadaşlık zırvaları...

O cümlede kayboluşum.

Sevimli değildi...

Bir damlanın bir diğerine yol açmak için hızlıca ilerleyişi...

Sonra bir diğerinin onu yakalama çabaları...

Onlarda sevimli değildi...

Gözümde titreşen minik bir anı...

Senin bana verdiğin o ilk ve tek hediye paketinin kırışıklığı,

Kırmızı paket kağıdının üzerinde belli belirsiz kıvrımları sarkan rafya kağıdının çaresizliği...

Gözüme ilişen "Arkadaş" sözcüğü...

Sonra,

Sonrası malum...

Zincirleme trafik kazası işte...

Tüm kötü anıları anımsayıp her birini bolca sulama zamanı...

...

Bazı geceler anı kisvesi altında bir takım hayaletler sarıyor zihnimi...

Sanırım "kurşun" döktürme zamanım geldi...









19 Ocak 2013 Cumartesi

Labirent









Yenildiğini kabul ettiğin an bitmiştir aslında aşk dediğin. Sen kabuğuna çekilip bir sigara yakarsın bitirdiklerinin anısına… Kafa kafaya verdiğiniz bir anda basılan tetikten çıkan bir kurşun gibi beyinlerinizi parçalayıp duvara saplanır kelimeler. Şaşkınsındır. Çünkü bu kadar keskin olduğunu ilk kez görüyorsundur sözcüklerin.  Sigarana sığınıp odanın en ücra köşesinde baharı bekleme niyetindesindir. Oysa bahar ütopyadır aşkın ikliminde…  
Dinmesini beklediğin diğer acılarının yanında rahat bir koltuk ayırırsın ona. Ayaklarını uzatıp rahat edebileceği bir sehpa, anılarını dizebileceği bir alan… Böylelikle ilk günkü tazeliğini hep koruyacaktır. İstediğin an yeniden canını acıtabilecektir.
Çok kez söyledim. Ben bir labirentin içinde kayboldum. Çıkış yolu o kadar uzak ki. Ayyaş bir tövbekâr gibiyim. Acılarıma yoklama alıyorum her sabah her öğleden sonra ve her akşam. Eksik var mı yokluyorum. Varsa eğer _olmaz ya_ saklandığı yerden onu çıkartıp eski yerine getiriyorum. Diğerlerinin yanına…  
Bazı zamanlar aynaya bakıyorum. Sık olmasa da…  Umutsuzluğum göz kırpıyor bana. Biliyorum değişebilir dünya, değişebilirim bende… Ama acılarım, onlar oldukları gibi kalacaklar saklandıkları yerde. Aklımın köşe koltuğunda mizahtan uzak bir film izleyecekler… Ben ağlayacağım…