Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...
yökş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yökş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2015 Cumartesi

Merry Christmas



     Herşeye rağmen Merry Christmas canlar... Kim ne derse desin yeni yıl iyidir_ ki 2015 pek te süper bir yıl olmadı bizim için. Biliyorum seni de darladı. Bitse de kurtulsak diyorsun. Hatta 'ben bu sene yeni yıla girmeyeceğim' geyiğinin yanından bile geçmiyorsun. Geçmiyorsun değil mi ?? Koşarak, ayakların neticene vura vura yeni yıla girmek istiyorsun. Girelim lan! 2016 güzel olsun. Sonuçta yeni yıl iyidir ya. Bişeylerini çıkartmadığın sürece. (Bişeylerin ne olduğu biliyorsun)

     2015'te genel olarak üzüldük. Yerimiz kalmadı diyebiliriz sanırım. Kazık yiyecek yani. Benim için 2015 sanırım ayrılık ve korku ile doluydu. İşten ayrıldım. Şehirden ayrıldım. Sonra geri döndüm, şehre yani. Yayınevimden ayrıldım. Boşluğa düştüm. Uludağ'ı gördüm. ( Bi halt yok bence) İşsizlik maaşı ile keyif yaparken babamın kalbi bize şaka yaptı. Hayatımın en korku dolu döneminden geçtim.  Şükür iyileşti. Yollarımı ayırdığım insanlar oldu. Dayanamayıp döndüklerim, dönmeden de yaşayabileceğimi öğrendiklerim... Yeni arkadaşlarım ve yeni bir işim oldu. Star wars'u yeniden izledim. 1977'den itibaren. Bir sürü kitap okudum. Çıkan tüm filmleri izledim nerdeyse. En az bir insanı gülümsettiğime kalıbımı basarım. İşaret dili öğrenmeye çalıştım. Yeni dövmeler yaptırdım. Küçük Prens koleksiyonumu büyüttüm. Beşiktaş'ımın maçlarını izledim. Sonra kalbi kocaman birini daha kaybettim... Yani 2015 benim kayıplarla mücadele yılımdı... Ve neyse ki bitti. Bitti değil mi ?

     Senin yılında muhteşem olmadı biliyorum. Sanırım milenyum kurbanlarıyız. Oysa falcının dediğine göre 2015 benim yılım olacaktı. Biri yılımı çaldı. Eminim bundan. Olsun bizde umut bitmez gençler. 2016 benim yılım olur, genciz daha ya hallederiz. Tamam senin de yılın olsun. Paylaşmak iyidir. Ama kötü kısımları kesip atalım mümkünse. Hayallerimizi çeyrek bilete endekslemeyelim mesela. Amorti çıkarsa sevinmeyi bilelim. Noel Baba'yı koruyalım. O da büyüğümüz sonuçta. Hepimiz Pinokyo , Peter Pan, Kibritçi Kız, Hansel ile Gretel ile büyümedik mi ? O da bir masal kahramanı sonuçta... Azcık yaşlı bi de geyiklerini uçurmakla ilgili tuhaf fantazileri var ama özünde iyi adam, çocuklara hediye vermek için uğraşıyor. İyi adam yani. Yeter kötüleri sevdiğimiz ya. Biraz da iyileri kollayalım. Kadınlara, çocuklara iyi bakalım. Destek olalım. Kalp kırmayalım. Kol bacakta kırmayalım. Şiddetin her türlüsüne karşıyız sonuçta. (Kamu spotu :Yaşasın dünya barışı ) Poyraz Karayel, Leyla ile Mecnun sevelim. Sevdirelim.. Behzat Komseri unutmayalım... Jehan Barbur'u, Birsen Tezer'i dinlerken Yok öyle kararlı şeyleri, Son feci bisikleti, Yüzyüzeylen Konuşuruz'u unutmayalım.. Kafa adamlardır. Seversiniz. Kıymet bilelim. 


     Yılbaşını sevmeyenler var biliyorum. Kutlayanlara kızanlar. Kınayanlar. Ama benim gibi herşeyi ve herkesi olduğu gibi sevmeye çalışanlarda var. Empati yapmak zorunda hissetmeden, ayırmadan, bölmeden,çarpmadan, kırmadan sevenler.. Siz ve ben bu koca dünya içinde küçücüğüz ama çok güzeliz. İyiyiz ya. Muhteşem şeyler yaşamıyoruz belki ama kalbimizi kirketmiyoruz da... Kibirden, nefretten uzak durun. Aynı fabrika ürünü insanlar olmayın gençler. Olmayalım. Fark'ı sevin. Farklı olduğu için sevilmeyenleri de...

     Kalbiniz, annenizin yeni yıkadığı perdelere bakarken ki gülümseyişi kadar temiz olsun gençler...

     Hepinizi çok seviyorum. 

     Öpüldünüz. 

     P.S: Seneye görüşürüz şakası yapan olursa ölü taklidi yapmayı unutmayın :)
  
     Ho ho hooow

     Öz.







4 Ekim 2015 Pazar

Mutlu güzel yaşlara...




Bu hayata yenilmeyen bir başka kadına doğum günü hediyesidir...

Döner satan küçük bir büfenin, kendi kadar küçük masasında plastikten bozma bir vazonun içinde ki yapay sarı lalelere bakıyordum. Kulaklığımda o herkeslerden çok sevdiğim gruplardan, yok öyle kararlı şeyler çalıyor. Sandalye demeye bin şahit isteyen hasır topağının üzerine yerleşmeye çalışıyorum bir kez daha. Ve bir kez daha kendime yenilmeme sözü veriyorum... Onun gibi... Diğer binlerce kadın gibi... İçimle konuşuyorum sessizce...

***

Bundan epey zaman önce ne giyileceğinin şaşırıldığı tipik bir Ekim ayında doğmuştu. Muhtemelen de büyük bir sevinçle karşılanmıştı. Güzel bir bebek, büyüyüp güzel bir kadın olacaktı... Güzel şeyler yapacaktı. Güzel bir hayat yaşayacaktı. Tüm güzellikler onu bulacaktı... Kulağına adı okundu 3 defa... Senin adın Gözde... Senin adın Gözde... Senin adın Gözde... Minik bedeni annesinin göğsüne bastırmaya kıyamayacağı kadar narindi... Babası bıyıkları ona batmasın diye yanakları ile öpüyordu onu. Büyüyordu. İlk aşkını yaşaması ve ilk yarasını alması uzun sürmedi. Yaşam adı altında bitirene madalya verilmeyen maratonun içinde koşarken buldu kendini... Herkes gibi o da mücadeleye başladı. Herkes gibi o da kanadı, yaralandı, mutluluğa alışmaktan korktu, yaşı 17 olduğunda bir sene boyunca Teoman'ın 17 yaşında ki tüm kadınlara yazdığı "daha 17" şarkısını dinledi... 19'unda ise Nev eşlik edecek ona 1 yıl boyunca... Ama o aralarında bir yerinde hayatının daha karanlık şarkılar dinleyecek. Elinde değil.. 

Mesela bir kaç gün sonra en büyük savaşlarından birini verecek... Sevdiği adama onu artık sevemeyeceğini söyleyecek! Seni sevemem diyor içten içe! Nereden biliyorsun tüm bunları deme! Sende biliyorsun. Diğer kadınlar da... Bu hepimizin öyküsü. Ne diyorduk; aynı hayatların farklı fragmanlarında arkadan geçen kadını oynuyoruz hepimiz...

Şimdi beni dinle. Bu sana bir abla, bir kardeş, bir anne, bir yabancı öğüdü değil! Buna kadın dayanışması, duyarlılık yada başka bir isim bulma. Bu sadece seninle ilgili...

İlk savaşın değil, son da olmayacak... Muhteşem bir hayat vermeyecek Tanrı sana. Mantık hatalarına gülmeyi öğrenmelisin. Hayatı güzel yapacak olan sensin. Şarkıları sev. Şiirleri, denizi (ne kadar uzak olduğun önemli değil), martıları görmek zorunda değilsin sevmek için... Kimsenin sevmediklerini sev içten içe... En az bir insanın hayatnda kıymetli ol! Kıymet yarat. Meraklı ol ve mücadeleci. Zoru başar demiyorum. Zor olanla dalga geçmeyi öğren. Küçük Prens'in ülkesinin adını, Peter Pan'ın neden çocuk kalmak istediğini unutma! Masal okumaktan korkma. Herkes unutsa da Nazım'ı sen sev. Renkli ojeleri, kedileri ve çocukları da... İnananları ve inanmayanları.. Hislerine karşı koyamayanları, hissettiklerinden korkmayanları, toplumun dayattığı hayatı yaşamak zorunda kalanları... Yargılayıcı olma. Yargıç olmak zordur. Garip grup isimleri olan adamları dinle. Yok öyle kararlı şeyler'i, yüzyüzeyken konuşuruz'u, son feci bisiklet'i mesela... Noktalardan çok virgülleri sev. Düz yollardan ziyade rampaları... Birşeyler biriktir. Anıların olsun. Benim biriktirdiğim bardak altlıkları gibi... Oyuncak ayıya sarılıp uyumak istiyorsan, sarıl. Kimin ne dediğinin hiç bir önemi yok! Her zaman güzel adamlara rastlamayacaksın. Bak burası önemli! Sen Gepetto değilsin. Odundan bir insan yaratamazsın. Odun olduğunu anladığında koşarak uzaklaş! Kimsenin ilacı olmak zorunda değilsin. Ama birilerine iyi gelmek, seni de iyileştirecektir. 

Yorulduğunda veya kimsesiz kaldığında gözlerini yum. Güzel bir şarkının içinde kaybol. Ağlamak istediğinde ağla ve gülmek istediğinde gül. Nasıl yaşaman gerektiğini sana dayatmalarına izin verme! Unutma sakın; "Hiçbir duygu yaşamın içinde kaybolabilmekten daha güzel değildir." Yaşamın seni şekillendirmesine, seni kabullenmesine ve sana sunduklarına sevinmekten vazgeçme. Kibirden uzak dur. Egon kafi miktarda dursun. Sen koskaca bir evrende bir toz tanesisin. Bir sürü küçük hücrenin birleşmesi ve bir ruha sahip olması ile dünyaya geldin. Birilerinin yaşayamadığı hayatı senin üzerinden yaşama hazzını verme onlara. Sen kendi hayatında kendi doğru ve yanlışlarınla yaşamalısın. Kendi sevap ve günahlarının sonucuna katlanmayı öğrenmelisin... Hata yapmaktan korkma. Hatalar seni olgunlaştıracaktır. Bazen duymak istediklerini söyleyecekler sana. Gerçeklerden kaçma...

Şimdi gözlerini aç. Yepyeni bir hayatın var. Kocaman bir dünya, alınmayı bekleyen bir sürü saçma sapan karar, bir yığın hata ve tıka basa mutluluk seni bekliyor. Yürürken hep karşıya bak. Yere veya gökyüzüne değil. Sen mutlu olacaksın. Ve bunu kimse senin elinden alamayacak...

Mutlu güzel yaşlara...