Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...

27 Haziran 2010 Pazar

Hayal Arkadaşım'a..

DÜN GECE SENİNLE OLACAĞIMA ASLA İNANMAYACAĞIM MASALSI BİR YOLCULUK YAPTIK BERABER.. İKİMİZİN BİR HAYALİ OLDU. OLMAYAN BİR ÇOBAN KÖPEĞİNİ SEVDİK.. VAROLMAYAN BİR DENİZ KENARINDA OTURDUK.. VAR OLMAYAN AĞAÇLARLA DOLU VAROLMAYAN BİR ORMANDAN GEÇTİK.. YAĞMAYAN BİR YAĞMURDAN KAÇTIK. OLMAYAN YOLLARDA KOŞTUK. ÇAKMAYAN BİR ŞİMŞEKTEN KORKTUK.. VAR OLMAYAN BİR ŞARAP İLE SARHOŞ OLDUK.. KÜÇÜK BİR BALIKÇI KASABASINDA KÜÇÜK BİR EVDE KÜÇÜK BİR YATAKTA UYUDUK..VAR OLMAYAN TENLERİMİZE DOKUNDUK.. SEN BENİM ISLAK OLMAYAN SAÇLARIMI KURUTTUN.. BEN SENİN ISLAK OLMAYAN TİŞORTUNU ÇIKARTTIM.. VAROLMAYAN KALP ÇARPINTILARIMIZ ARASINDA UYUDUK.. GÜNEŞ TAMAMEN DOĞANA KADAR KALABİLECEĞİMİZ BİR HAYAL KURDUK SENİNLE.. GÜNEŞ DOĞMASIN İSTEDİM. VAR OLMAYAN RÜZGARLAR DA ÜŞÜYÜP SANA SIĞINMAK İSTEDİM..VAROLMAYAN BİR BATTANİYEYİ ÇEKİŞTİRMEKTİ EĞLENCELİ OLAN.. GÜNEŞİN DOĞDUĞU AN KAYBOLACAK BİR HAYAL KURDUK BİZ.. İKİMİZ.. ORADA OLDUĞUMUZA İNANDIK..İNANMAK İSTEDİK. SABAH OLDU.. GÜNEŞİN DOĞMASINI İSTEMEDİM BU KEZ.. AMA DOĞDU.. EV BALKABAĞINA, KÖPEĞİM BİR KARINCAYA, SAHİL BİR BARDAK SUYA,YILDIZLAR SOKAK LAMBALARINA,BEN ; CAMDAN KULESİNDE YALNIZ YAŞAYAN YALNIZ BİR KADINA DÖNÜŞTÜM.. SEN GİTTİN.. KEŞKE O TEKNEYE BİNİP SENİNLE VAROLMAYAN AÇIK DENİZLERDEN VAROLMAYAN ÜLKEYE DOĞRU BİR YOLCULUĞA ÇIKSAYDIK.. BÜYÜMEMEK İÇİN.. DAHA FAZLA HAYAL KURABİLMEK İÇİN.. ROMANIN KAPAĞI KAPANMASIN DİYE. BU HASTALIKLI HALİN GEÇMEMESİ İÇİN.. HAYAL İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.. HAYAL ARKADAŞIM..

Tanrı..

YA TANRI ARAMIZDAN BİRİYSE VE BEN ONUN SIRASINI ALDIYSAM POSTAHANE KUYRUĞUNDA..
YA TANRIYI İTTİYSEM SON OTOBÜSE BEN BİNEBİLMEK İÇİN..
YA TANRI BANA KIZDIYSA VE ONDAN BEN MUTLU OLAMIYORSAM?
ÖZÜR DİLERİM TANRI..
BENİ AFFET ARTIK..
SÖZ ÇALDIĞIM KALPLERİ YERLERİNE GERİ KOYACAĞIM
VE BİR DAHA KİMSENİN GÖZLERİNİN İÇİNDEN KALBİNİ GÖRMEYE ÇALIŞMAYACAĞIM..
DAHA AZ ŞARAP DAHA AZ SİGARA İÇECEĞİM..
BELKİ DİLEK DİLEMEKTEN VAZGEÇERİM
DUA ÖĞRENİRİM..
BELKİ SEN ÖĞRETİRSİN..
BANA YARDIM EDER MİSİN?

YAŞAMI SENİN İSTEDİĞİN GİBİ YAŞARSAM EĞER
MUTLU OLMAMA İZİN VERİR MİSİN?
BELKİ BİRİ BU KEZ BANA AŞIK OLUR..
NE DERSİN?

6 Mart 2010 Cumartesi

Ar-tık..!

Baktığın yerde değilim artık..

Farklı yönlere doğru oturuyoruz..

Birbirimize sırtımız dönük..

Göz- göze gelmiyoruz..

Hiç, ol(!)madık..

Rüzgarım saçlarını dağıtmıyor artık..

Ve sen taramıyorsun saçlarını günde 3 kez..

Dağınıksın..

Senin kokun da başkalarının burnuna çalınıyor artık..

Ve özlenmiyorsun benim iklimimde at-ıl-mış-sın..

Biz ; Ar-tık bir sevda idik..

Semti sokağı unutulmuş..

Geçilmez olmuş..

_muş 'lu geçmiş zamana ait..

Ben ikametgahımı senden öteye aldım bilesin..

Sen'den değilim artık..

Sende ben'den değilsin..

Baharının tadını çıkart..

Ve ben de başlayayım hayata ar-tık..!

ikinci el..!

Hani yeni bir telefon alırsın, merak ediyorsundur..

Sürekli kurcalarsın sıkılana dek.!

Aşk'ta öyle işte demişti..!

Aşk-a inanmayan bir adam(!)

Aşk-a inanan bana..!

Aşk-ı tanımlayabileceğine inanıyordu..

Aşk-ı kaybetti..

Şimdi yeni bir telefonun ikinci el piyasasında..!

Fiyat sormakta..

Ucuza kapatacak belli..!

Durdurulmazsa..!

Düş kırığı..

Benim düşüm kırıldı..
Tanıdığınız bir düş tamircisi var mı?
Benim yok..!
Hiç olmadı..
Hep kendim tamir ettim kırıklarımı..
Kırgınlıklarımı..
Umudum vardı..
Olmak zorundaydı..
Yeniden düş'ler kurdum..
El değmemiş mabedimde..
Bakire beynimin derinliklerinde...
Sonra tanımadığım yüzler ellerini daldırıp 'en derinime',
Aldılar onları benden..
Karanlıktı görmedim..
Bir kanat çırpışı hızında attılar yere..
Üstüne basıp egolarını tatmin ettiler kırıklarımın üzerinde..
Dans ettiler..
Şarkılar söylediler..
Beynimin uçurumlarından attım kendimi çok kez
Düş'lerimin dallarına takıldım..
Tırmandım..
Yaşadım.
Yeni düşler kurdum..

Ama düş'üm kırıldı yine..
Beynimin uçurumlarında yürüyorum korkarak..
Fahişe beynim bakire değil artık..
Ve biliyorum tutamazlar beni ,düşlerim kırık....
Bir düş tamircisi arıyorum..
Son düş'ümü yaşatabilmek adına..

Gökgürültülü ve sağanak yağışlı bir ben'lik...

Ben bugün yağmura bir bardak çay ısmarlamak istiyordum..
_Bize iki çay lütfen..
Lütfen dışarıda ki masaya..
Çayımı yağmurda demlenmiş içeceğim bugün..


Biz severiz yağmurla birbirimizi..
O beni ıslatır ben ona bir çay ısmarlarım göğü gören bir yerde..
Ben onu hissetmeyi severim..
O beni gülümsetmeyi..
Bugün yaşamın kıyısından döndüm 'yağmur' sayesinde..
O yüzden gök gürültülü ve sağanak yağışlıyım bugün..
Yazdığım her kelime yağmur kokuyor..

Yağmur beni çok güldürdü bugün..
Koşan çocuklara ondan kaçanlara epey bir güldüm sırılsıklam halimle..
Yağmur ve ben bugün çok eğlendik..
Trajikomik dostluğumuz sayesinde..
O beni ıslattı ben ona bir bardak çay ısmarladım..
Hiç duymuşmuydunuz?
Yağmur da şekersiz içiyor çayını..

Bir orospu'dan iniltiler..

Gittin..
sadece kendini almadın benden..
Ve sadece sana verdiklerim değildi elinde ki o buruşuk kağıda sinen..
Kadınlığımı söküp alırken benden..
Ve terli tenimin tişortunda yaptığı kaçamak lekeleri sarhoş ağızlara meze yaparken..
Masumiyetim değildi aldığın benden..
Dudaklarımın vücudunda gezdiğini herkese anlatırken..
Herkesin bende saklı 'orospu' yu tanımasını sağlarken..
Benim orospu'mdu diyebilmen..
Bunlar değildi elinde ki buruşuk kağıda sinen..

O kağıtta senin sahip olamadıkların vardı..
Benim ben olmamı sağlayan iyi ve düzgün yanım..
Maskelerimi çıkardığımda kalan 23 yaş bunalımlarım..
23. yaş günüm de yazdıklarım..
Acı versin diye sana yolladığım..
Kadınlığım orospuluğum ve ya masumiyetim değildi yazdıklarım..
İki kelimeydi.. Sen anlamadın..
Buradan da görebiliyorum seni..
Buruşturursan kelimeler dökülüverir yere ve sen okumak zorunda kalmazsın diye düşünüyorsun biliyorum..
Ve biliyorum okusanda ben yine bir çizik olarak kalacağım o sarhoş sofrasının görünmez kara tahtasında..
O yüzden iyice sık kağıdı kelimeler eline nüfuz etsin..
Sen o acıları çekerken ben cennet meyvelerinden alevli meyve salatası yapacağım rakımın yanına..
Şerefine sevgi(!)li..

Yanılgı..

Cam da bir suret
Suret te bir yaş
Yaş tuz dolu
Tuz akmakta
Suret yanılmakta..
Yanılgısında bir adam
Adamın içi boşalmakta
Boşlukta bir suret
Suret acı içinde
Acı da bir aşk
Aşkta bir kırık ezgi
Ezgi ağlamakta
Ezgi melodiler kusmakta
Melodiler kan dolu..
Suret yanılgı..

Camda bir suret
Suretin yüzü karanlık
Yansıma yanlış..
Karanlık büyümekte
Suret küçülmekte..

..Ganimet..

Sen kazandın..
Gazi olarak ayrılıyorum bu savaştan..
Yaş değil gözlerimde gördüğün..
Onur..
Edebimle(!) bekliyorum utanacağın günü..

O madalya yakışmadı boynuna..
Ve ganimet yoktu bu savaşta..
Çok 'ben' döktün yollara
Taşımasını bilene acı yakışır ya..
Bana da yakışıyor acı, uydurdum onu üzerime mahalle terzisinde..
Hediyen potluk yapmıyor bu bünyede..

Bir treni beklemek..

Bir tren rayında beklemek..
Bir tren gelsin diye
Bir tren gelsinde onun gürültüsünde kendi çığlıklarımı ben bile duyamayayım diye
Bir tren beklemek tren raylarının gürültüsü için..
Taşlara takmak ayağını ve düşmek kimse görmeden

Bir tren rayında ağlamak sessizce
Raylardan başka kimse bilmese
Titrese yerler ve o tren gelse
Ben trenin gürültüsünde kendimi unutsam
Unuttuğum benliğim hoşuma gitse
Hatırlamak istesem..

Taşlar ayağıma takılsa
O, trenin önüne düşsem
Ve beni kimse kaldırmasa
Kaldırmaya layık bulmasa
Geç kalsam..
Tren üzerimden geçse
Ama 'tanrı çekeceğin daha çok acı var' diye yaşamama izin verse..
Ben yaşama başlasan eksik
Yaşam beni kabul etmese keşke..


Bugün bir şarkı dinledim yolda
kalbim acıdı
hepsi bu..