Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...
zihin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zihin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2015 Salı

Bulutlar kalıyor sen gidiyorsun...





Gittin! Bildiğim her dilde, bilmediğim her türde gittin. Zihnimde her gün yeniden gidiyorsun. Ve daha dramatik oluyor her seferinde... Sen gidiyorsun ve ben yanımdan geçen insan selinin arasında çaresizce sana bakıyorum. Gidiyorsun ve ben tek kelime edemiyorum ardından. 

İçimde kocaman bir boşluk. Kirazların çiçekleri soluyor, yalancı baharlardan. Hücrelerim bin parçaya bölünüyor. Teoman müziğe dönüyor ve en acılı şarkılarını bana yazıyor... Sen gidiyorsun ve yaz gidiyor. Yıllar gidiyor. Çocukluğum gidiyor peşin sıra. Bildiğim her şey gidiyor. Umutlarım gidiyor, sonbahar geri geliyor. Plüton bir gezegen olmuyor ardından. En geç ölmesi gerekenler ölüyor bir anda. Politikacılar birbirine giriyor. Koalisyonun yerinde yeller esiyor. Gidiyorsun. Kutuplar eriyor. Fokları öldürüyorlar. Hergün başka bir dehşet haberi okuyorum. Gidiyorsun. Ve dünya ne kadar mutsuz bir hale dönüşüyor. İnsanların hayatları değişiyor. Gidiyorsun. Bahçede ki kedinin yeni yavruları oluyor. Yağmur yağıyor yazın ortasında ve ahmakları ıslatmıyor sadece. Bulutlar kalıyor sen gidiyorsun. Ve güneş görünmüyor artık. Bir sürü korkunç şey görüyorum. Her yerde kötülük! Kötülükten korkuyorum. Sen  gidiyorsun.

Ve ben bildiğim tüm duaları unutuyorum. Sadri Alışık filmlerinde teselli arıyorum. İkimizde garibanız sonuçta. Ve uzayda bile gariban kalmayı başarabiliyoruz! Sen gidiyorsun ve dünya utanmadan güneşin etrafında ki dönüşünü tamamlıyor. 1 koca seneyi bitiriyorum. Sen gelmiyorsun...


27 Nisan 2013 Cumartesi

"Karavana"






Bazı yaralar kapanmaz hiç. Sende benim hiç kapanmayacak yaramsın. Seni götürüyorum gittiğim her yere. Şehir şehir geziyoruz şimdilerde seninle. Dünyayı dolaşma fikri var aklımızda. Beraber düşünüyoruz artık. 
Bir sürü şey geçiyor içimden. Seni öldürmek gibi fikirler çoğu zaman. Madden değil tabi. İnsan zihninde ki bir anıyı nasıl öldürebilir bir öğrensem. Öğrenebilsem.
 Bazen kendimi sahilde buluyorum. Böyle elimde pek sevmediğim simit. Parçalara ayırıp martılara atıyorum. Martıları da sevmem, bilirsin. Onları doyuruyorum kendi açlığımı unutmak için.
Yokluğuna sövüyorum gündüz vakti, utanmadan. Çekinmiyorum insanlardan, ağız dolusu küfrediyorum. Öyle küfürler icat etti ki zihnim yokluğuna dair. Duysan utanırsın.  Ben artık utanmıyorum…
 İstanbul çok kalabalık. İçim çok kalabalık. Sıyrılamıyorum bir türlü insanlardan. İnsanlarımdan. Denizler çağlıyor içimde. Balık tutarcasına olta sallıyorum anılarıma. Bazen gülüşün takılıyor aklıma, bazen unutulmuş bir çizme.
Git. Yüzüne, gülüşüne, sesine, huyuna, suyuna, duruşuna kurban olduğum git. Bırak beni. Bir başkasına musallat ol. Git ne olur. Bu ziyaret çok uzun sürmedi mi sence de?