Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...
8 Ekim 2011 Cumartesi
Günah..
Kelimelerine dokunabilmekti tüm derdim..
Cümlelerinde özne olabilmek..
Susuzluğumu sakinliğinde dindirmek..
Sen olmaktı bütün derdim.
Tasam.
Kederim.
Seni hissedebilmekti içimde..
Senin içinde olabilmekti..
Göğüs hizanda..
Aynı Tanrı'nın yarattığı gibi..
Olmamı istediği yerde..
Olmam gereken yerde..
Senin olabilmekti..
Zamanı geri almak istedim.
Onu tanıdığın güne geri dönmek..
Onun önüne geçmek..
Beni görmeni sağlamak.
Benim olmanı..
Biliyorum haksızım..
Ve günah bu yaptığım..
7 Ekim 2011 Cuma
Ayak izi..
Yanık kokuyor; yastığım,yorganım,odam,evim..
Direnemedim..
Gözlerşn elaydı çünkü..
Gözlerim ruhdaşını buldu önce..
Sonra ellerim..
Anlatsam! Çoğalır mısın bende?
Ah bir bilsen, seni yazıyorum hep..
Yalan söylüyorum herkese.
Heryerde!
Yanlış sorular soruyorlar bana!
Kim?
Neden?
Nerede?
Ne zaman?
Ödüm kopuyor, doğru soruyu soracaklar çözülecek dilim diye..
Seni duyacaklar içimde..
Söyleme onlara bilmesinler, kimsin!
Şişşş sessiz ol duyulmasın sesin..
1 Ekim 2011 Cumartesi
Ara
Git!
Aklımdan..
Artık git, ne olur..
Tam 7 sene oldu..364 hafta..2555 gün..61360 saat..
Git..
Alacağını almış olmalısın artık..
Bana birşey bırakman derdinde değilim ama bu acı artık fazla..
Çok fazla..
Kalbim acıyor..
Git..
Dönmeni beklemekte değilim..
Aksine geçmeni bekliyorum.
Çünkü sen her ne yaptıysan, kırık camlar bıraktın içimde..
Kim gelse bana, yalınayak.
Kim gelse kaçmakta, kanayarak..
Ey Leylam, mecnunum,ferhatım,şirinim,keremim,aslım..
Gözlerinin maviliğinde martılar uçuranım..
Miladım,miyadım..
Cismim,ismim,derdim,kederim,sevincim..
Sözüm,şiirim..
Vedam..
Yağmurum..
Hoşçakal yarenim..
Yağmurlu bir gündü..
Ne zaman yağmur yağsa aklıma o gün gelecek..
Yağmur yağıyordu..
Senin doğumgünündü..
Seni aramıştım.
Arkadaşlarınla birlikte eğlenmekteydin.
Ben annemin yatakodasına kurulu bilgisayarda müzik dinliyordum. İnternetin olmadığı zamanlardı.Soltaire oynamak için açılırdı bilgisayar. Tozlanmasın diye üzerine örtü serilir. Tuşlarına hızlı basılmazdı. Dizüstü bilgisayar da neymiş.. Masanın tamamını kaplayan o kocaman bilgisayarlardan vardı.. Ajda Pekkan dinliyordum. 'Sensiz Yıllarda'.. Seni aradım, seninle paylaşmak istedim.
_Meşgulüm dedin..
Sonra bir daha dinlemedim. Ama ne zaman yağmur yağsa o ilk dize dilime dolanmakta, hala..
'Yağmurlu birgündü, tıpkı bugün gibi..'
Ne zaman yağmur yağsa ..
İçimde bir nehir çağlar sessizce..
Kokuşmuş düşünceler sarar aklımı..
Ne zaman yağmur yağsa,
Seni anarım..
Sen meşgul olursun!..
Yağmur yağıyordu..
Senin doğumgünündü..
Seni aramıştım.
Arkadaşlarınla birlikte eğlenmekteydin.
Ben annemin yatakodasına kurulu bilgisayarda müzik dinliyordum. İnternetin olmadığı zamanlardı.Soltaire oynamak için açılırdı bilgisayar. Tozlanmasın diye üzerine örtü serilir. Tuşlarına hızlı basılmazdı. Dizüstü bilgisayar da neymiş.. Masanın tamamını kaplayan o kocaman bilgisayarlardan vardı.. Ajda Pekkan dinliyordum. 'Sensiz Yıllarda'.. Seni aradım, seninle paylaşmak istedim.
_Meşgulüm dedin..
Sonra bir daha dinlemedim. Ama ne zaman yağmur yağsa o ilk dize dilime dolanmakta, hala..
'Yağmurlu birgündü, tıpkı bugün gibi..'
Ne zaman yağmur yağsa ..
İçimde bir nehir çağlar sessizce..
Kokuşmuş düşünceler sarar aklımı..
Ne zaman yağmur yağsa,
Seni anarım..
Sen meşgul olursun!..
29 Eylül 2011 Perşembe
Üzgünüm..
Kendimden nefret etmemi sağlayacak kadar çok masum insan var etrafımda..
Bu suçluluk duygusu beni öldürecek..
Bir anlasalar benim kendime bile hayrımın olmadığını..
Gelmeyecekler ardımdan..
Üzülmeyecekler..
Ben; kendisi ile yaptığı savaşı 4 yıl önce kaybeden kadın!
Geleceğinin ne olacağını bildiği için 9 yaşından beri öyküler yazan,
Göz rengi hava durumuna göre değişen,
Yaşamadığı acıları yazan,
İnsanları bunları inandıran..
Merhaba
Ben Özlem.
Bana güvenmeyin.
Sizi hayatımın merkezine koyar sonra adınızı unuturum..
Üzgünüm..
Bu suçluluk duygusu beni öldürecek..
Bir anlasalar benim kendime bile hayrımın olmadığını..
Gelmeyecekler ardımdan..
Üzülmeyecekler..
Ben; kendisi ile yaptığı savaşı 4 yıl önce kaybeden kadın!
Geleceğinin ne olacağını bildiği için 9 yaşından beri öyküler yazan,
Göz rengi hava durumuna göre değişen,
Yaşamadığı acıları yazan,
İnsanları bunları inandıran..
Merhaba
Ben Özlem.
Bana güvenmeyin.
Sizi hayatımın merkezine koyar sonra adınızı unuturum..
Üzgünüm..
17 Eylül 2011 Cumartesi
Yok..
Nefes aldığını duydum..
Yaşıyorsun hala..
Ne büyük lütuf bu!
Ben pijamalarımı yatağım örtülerine uydurmakla meşgulüm..
Geçen gece annemin çiçeği ile konuşurken buldum kendimi..
Bilirsin sevmem ben çiçekleri..
Ziraat okudum ya değiştiremedi beni..
Ama ben değiştim yine de..
Artık kırmızı değil ojelerim..
İnsanlar yüzümü seçemesin diye sıradan olmaya çalışıyorum..
O çok sevdiğim çiçekli şortum yok artık.
Kaybettim..
Çok ağladım arkasından..
Bir daha onu bulamayacağımı bildiğimden..
Tüm dolapları karıştırdım.. Yok..
Ne kirli sepetinde, ne ütülenecek yığınların altında..
Didik didik aradım evi..
Yok işte..
Yok
Senin gibi.. Ne masanın altında..
Ne dolabın içinde..
Ne koltuğun arkasında..
Ne kirli sepetinde..
Çok aradım seni de..
İçimde ki varoluş çabası seninle kayboldu..
Doğru söyle, neleri aldın giderken..
Mektup yazacak vaktin yoktu anladım..
Nereye yetişiyordun böyle alelacele..
Hoşça kal da neyin nesi?
Niye kalıyorum.. Anlamadım ki..
Ve niye hoşça kalmamı istiyorsun?
Dön demeye gücüm yok..
Bilirsin katıyımdır oldukça..
Benden beklenmeyecek kadar..
Bu yüzden sana gel demeyeceğim..
Ama sen uğra en azından..
Kızmalarıma aldırma..
Kaşlarımın çatıklığına..
Bir kahve yapalım beraber..
Bir sigara yakalım..
Bir öykü anlatayım sana..
Sonra yine git..
Sadece tek bir anı daha bırak yeter..
Sandığımda hala yer varken..
Bir kez daha bak bana.. Son kez.. Sonra git..
Yaşıyorsun hala..
Ne büyük lütuf bu!
Ben pijamalarımı yatağım örtülerine uydurmakla meşgulüm..
Geçen gece annemin çiçeği ile konuşurken buldum kendimi..
Bilirsin sevmem ben çiçekleri..
Ziraat okudum ya değiştiremedi beni..
Ama ben değiştim yine de..
Artık kırmızı değil ojelerim..
İnsanlar yüzümü seçemesin diye sıradan olmaya çalışıyorum..
O çok sevdiğim çiçekli şortum yok artık.
Kaybettim..
Çok ağladım arkasından..
Bir daha onu bulamayacağımı bildiğimden..
Tüm dolapları karıştırdım.. Yok..
Ne kirli sepetinde, ne ütülenecek yığınların altında..
Didik didik aradım evi..
Yok işte..
Yok
Senin gibi.. Ne masanın altında..
Ne dolabın içinde..
Ne koltuğun arkasında..
Ne kirli sepetinde..
Çok aradım seni de..
İçimde ki varoluş çabası seninle kayboldu..
Doğru söyle, neleri aldın giderken..
Mektup yazacak vaktin yoktu anladım..
Nereye yetişiyordun böyle alelacele..
Hoşça kal da neyin nesi?
Niye kalıyorum.. Anlamadım ki..
Ve niye hoşça kalmamı istiyorsun?
Dön demeye gücüm yok..
Bilirsin katıyımdır oldukça..
Benden beklenmeyecek kadar..
Bu yüzden sana gel demeyeceğim..
Ama sen uğra en azından..
Kızmalarıma aldırma..
Kaşlarımın çatıklığına..
Bir kahve yapalım beraber..
Bir sigara yakalım..
Bir öykü anlatayım sana..
Sonra yine git..
Sadece tek bir anı daha bırak yeter..
Sandığımda hala yer varken..
Bir kez daha bak bana.. Son kez.. Sonra git..
10 Eylül 2011 Cumartesi
Ölümlüydü tüm aşklar..
Göremedim..
Gören gözlerden değilmiş benim ki
Ben baktım sana..
Seni gördüğümü sandım.
Arkanda ne var diye düşünmedim.
Çünkü Türk filmlerinde olurdu öyle şeyler.
Nikah masasında siz kardeşsiniz derlerdi.
Veya esas kızın babası para teklif ederdi.
Benim babamın parası bizi yaşatıcak kadardı.
Kimseyi satın alamazdı.
Kardeşte değildik.
Minik bir sorun vardı ama.
Boyu küçük minicik..
Yuvarlak..
Sağ elde ismini verdiği bir parmağa sahip..
Bir yuvarlak sadece..
Matematikte bir sembol.
Köşesiz..
Yumuşak bir yuvarlak..
Bir yüzük..
Senin parmağında..
Benim kalbime kelepçe..
Bir yuvarlak teninle tenim arasında bir duvar..
Bir çağlayan ırmak..
Altı üstü bir yuvarlak..
Yuvarlağın ardında görünmez bir kadın sureti..
Kadının üzerinde bir önlük, mutfakta..
Akşam yemeği yetiştirme derdinde..
Kadının aklında adam..
Kiminle diye..
Bir yuvarlak..
Kadının saydam göz tanecekleri..
Bir yuvarlak..
Altı üstü yuvarlak..
Ölümlü bir aşka yazılmış ölümsüz bir masal..
Yüzük..
Altından..
Ucuz ama değerli..
Kadının parmağında ince ve zarif adamın elinde eğreti..
Bir yüzük..
Kadının beyaz tenine uyumlu..
En sevdiği aksesuarı..
Adamın prangaları..
Aldatmak..
Yuvarlak bir söz..
Yüzük kadar yuvarlak..
Çirkin..
Yasak..
Gitmek..
Yuvarlak..
En az yüzük kadar.
Kadının adının ilk harfi yuvarlak..
Kadın adından utanarak gitmekte..
Utanç..
Yüzük kadar yuvarlak..
Sert..
Acı verici..
Çirkin..
Kimsesiz..
Gören gözlerden değilmiş benim ki
Ben baktım sana..
Seni gördüğümü sandım.
Arkanda ne var diye düşünmedim.
Çünkü Türk filmlerinde olurdu öyle şeyler.
Nikah masasında siz kardeşsiniz derlerdi.
Veya esas kızın babası para teklif ederdi.
Benim babamın parası bizi yaşatıcak kadardı.
Kimseyi satın alamazdı.
Kardeşte değildik.
Minik bir sorun vardı ama.
Boyu küçük minicik..
Yuvarlak..
Sağ elde ismini verdiği bir parmağa sahip..
Bir yuvarlak sadece..
Matematikte bir sembol.
Köşesiz..
Yumuşak bir yuvarlak..
Bir yüzük..
Senin parmağında..
Benim kalbime kelepçe..
Bir yuvarlak teninle tenim arasında bir duvar..
Bir çağlayan ırmak..
Altı üstü bir yuvarlak..
Yuvarlağın ardında görünmez bir kadın sureti..
Kadının üzerinde bir önlük, mutfakta..
Akşam yemeği yetiştirme derdinde..
Kadının aklında adam..
Kiminle diye..
Bir yuvarlak..
Kadının saydam göz tanecekleri..
Bir yuvarlak..
Altı üstü yuvarlak..
Ölümlü bir aşka yazılmış ölümsüz bir masal..
Yüzük..
Altından..
Ucuz ama değerli..
Kadının parmağında ince ve zarif adamın elinde eğreti..
Bir yüzük..
Kadının beyaz tenine uyumlu..
En sevdiği aksesuarı..
Adamın prangaları..
Aldatmak..
Yuvarlak bir söz..
Yüzük kadar yuvarlak..
Çirkin..
Yasak..
Gitmek..
Yuvarlak..
En az yüzük kadar.
Kadının adının ilk harfi yuvarlak..
Kadın adından utanarak gitmekte..
Utanç..
Yüzük kadar yuvarlak..
Sert..
Acı verici..
Çirkin..
Kimsesiz..
2 Eylül 2011 Cuma
Nefes
Nefes alışların hızlanmıştı.
Parmaklarının ucunda atıyordu kalbin.
Parmakların beni keşfediyordu.
Dudaklarıma uzandın.
Aniden kalp atışlarının durduğunu hissettim.
Uzun süre suyun altında nefessiz kalmışsın gibi aniden derin bir soluk aldın.
Dudağın hala dudaklarımın arasındaydı.
Ruhumu çekiyordun içine..
Şikayetçi değildim.
Bu bedende rahat edemiyordum zaten artık.
Ruhumun dudaklarının arasında ki yolcuğuluğunun bitişine değin sessizce bekledim.
Soluk borundan aşağı süzülürken kalbini gördüm.
Ne muhteşemdi.
Yolculuğum bir boşlukta sona erdi.
Güzel bir ezgi yayılıyordu damarlarından.
Ruhum boşlukta yüzüyordu sırt üstü.
Gözlerimi araladım.
Aldığın soluktan memnun gülümsüyordun.
Sağ dudağın hafifçe yukarı kıvrılmıştı.
O an ve ondan sonra ki heran korktum aldığın nefesi vermenden.
Bu yüzden ayıramadım dudaklarımı dudaklarından.
Yabancıya gitmesin diye ruhum..
1 Eylül 2011 Perşembe
Hiçliğin içinde..
Yanyana yürümeyelim diyeydi herşey.
Çünkü yanyana olursak dengeler bozulacaktı.
Tanrı kızacaktı yine yukarılarda biryerlerden.
Kızacaktı herkes.
Mutluluğun resmi çizilmişti çünkü çoktan.
Aşkın tarifi yapılmıştı.
Son tabu yıkılmak üzereydi..
Başarabilseydik eğer dünyaya barış gelecekti..
Barış gelecekti kalbime..
Kimseler bilmedi nasıl sevdik..
Dinlemedi kimsecikler..
Yetim kalmanın ne olduğunu öğrettiler..
Seni alarak benden..
Oysa ana gibiydin, baba gibiydin..
Ekmek gibiydin..
Su gibiydin..
Toprak gibiydin..
Toprak olup gittin..
Kelime oyunlarını bıraktın bana sadece.
Bu eller benim değil..
Bu parmaklar..
Bu sözler..
Sen yazıyorsun biliyorum.
Kandırma kendini..
Beni..
Biz kimiz sevgili demiştin ya günün birinde..
Biz seninle hiç'iz..
Hiçliğin içinde..
29 Haziran 2011 Çarşamba
Kayıp
Kanatları kırılmış sözcüklerimin, yetim kalmış gibiler..
Kimin dna’sı ile ıslanmış amatörce yazılmış cümleler ile dolu peçete kağıtlarım böyle yapış yapış..
Kim onu bu kadar değersiz kıldı..
Kim izin verdi..
Bağır çağır şarkı söylemek zamanıdır..
Şarkılar yarım..
Sözcüklerin vatanı yok..
Ucuz bir pezevengin dilinde pelesenk şiirlerim..
Umutlarım bir tinercinin gözlerinde..
Beyni uyuşmuş yalnızlığımın..
Günün monotonluğunda unutuyorum sözlerimi..
Oysa ağzımı her araladığımda şahane hikayeler duymalı insanlar..
Ben buraya ait değilim..
Bulunduğum beton yığını, parlak merdivenler..
Asansörler.. Aynalar.. Gereksiz yansıtıcılar..
Bana utancımı yansıtıyorlar..
Birileri onların üstlerini örtmeli..
Kelimelerim gibi..
Örtünmeli sözcüklerim..
Yanlış bir hayatta açtım gözlerimi bugün, olmamam gereken bir yerde..
Maaşı iyi diye bir statüm olsun diye şairliğimden vazgeçtiğim yerde, utancımla tutunmaya çalışıyorum hayata..
Tabii hayat beni tutarsa..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




