Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...

2 Aralık 2011 Cuma

Yasak meyve




Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar.
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar.
Ve sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik, sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik...
H.C. Bukowski
.....


Dardı yollar gerçektende,
ikimizinde bedenleri kocamandı.
Aynı kapıdan aynı anda geçmeye çalıştığımız içindi bütün o gereksiz çarpışmalar..
Sendin benim arabesk yanımdın; gizli kalmış itilmiş..
Yasak meyvemdin benim..
Biri bu aptallığımı bana açıklayabilsin isterdim.
Bu saçma direnişimin sebebini..
Bu gereksiz melankolimi..
Seninleyken neden, kendime bile yalan söylediğimi..
Biliyorum, herşeyi bildiğim gibi..
Hiçbir lisan açıklayamaz beni, sende gördüklerimi..
Süngüm düşmek üzere..
Kendimi kandırmalıyım biraz daha..
Eylemeliyim gönlümü..
Başımı başka yana çevirmeliyim.
Üzülüyorum çünkü ve yoruldum..
Bitkinim..
Ciğerlerim acıyor ve yırtılıyor genzim..
Sesim çatallaşıyor..
Konuşma benle bakma bana..
Süngüm düşmek üzere ve ben sarılmamalıyım sana..
Düşme aklıma,kovulmak istemiyorum kapısından cennetin..
Cehennem gibi içim..
Gözyaşı akıtmaya korkuyorum.
Gerçek olmasın diye kelimelere dökemiyorum..
Söyleyemiyorum seni..
Ellerine değiyor arasıra ellerim.
Korkuyorum..
Parmaklarım kavrayacak parmaklarını sıkıca,
Avuçiçine değecek avuçiçim..
Korkuyorum..
Gözlerimi kısacağım sana bakarken,kalbim yerinden çıkacak gibi olacak..
Sonra dudaklarım aralanmış dudaklarının arasında yer bulacak kendine..
Kapanacak kelimelerimin hazine kutusu..
Korkuyorum nefesin dolaşacak içimde.

Uzak dur benden..
Çünkü ben güçlü değilim.
Beni öyle sanıyorsun ama değilim.
Ben sadece korkağın biriyim..
Ve kaçak dövüşen yenik bir savaşçı..

9 Kasım 2011 Çarşamba

Bir kaç bahar sonra belki..




Kendimi affederim birgün.
Belki bir kaç bahar sonra..
Ama affederim..
Seni de affederim.
Beni bu günaha sokan gözlerini de.
Affederim kaderi..
Bana yazdığını oynadığım için Tanrı'yı..
Affederim uykusuzluğumu..
Affederim aşkı..
Ama erken daha..
Önce temizlik yapmam lazım içimde..
Tüm kirler suyun berraklığına dönene dek.
Temizlemem gerek göz kapaklarımı.
Ovalamam gerek ellerimi iyice..
Terimi arındırmam gerek kokundan..
Güzel bir oda spreyi sıkmam gerek içime..
Bu kokuşmuşluk duygusundan kurtulsun diye..
Duygularımı 90 derecede kaynatmam gerek..
Tamamen beyaza dönene dek..
Bol güneşli bir havada kurutmam gerek!
Sonra ütülemem gerek hepsini jilet gibi..
Raflara yerleştirmem gerek..
Sonra bir kaç bahar beklemem gerek..
Affetmek için..
Kendimi..
Seni..
Gözlerini..
Kaderi..
Affetmem gerek hayatı..
Yeniden başlamak için..

Affetmem gerek aşkı, yeniden inanmak için..

27 Ekim 2011 Perşembe

Saç tokası





Sona doğru yürürken bir hazımsızlık hissediyor insan içinde.. Eksik kalmış şeyler var, haddinden fazla yaşanmışlık. Bir eksiklik kalıyor insanın içinde..Tuhaf bir eksiklik..Arkana bakmaya korkuyorsun. Büyük bir depremde yıkılmış gibi evin. Sen en olmadık şeyi arıyorsun yıkıntıların arasında.. Saç tokanı. Oysa hayatın yıkılmış, yeni aldığın perdeler paramparça.. Etrafta toz dumana katık olmuş. Sen saç tokanın derdindesin. Parmaklarınla kazıyorsun enkazını. Ellerin kanıyor. Evin batıyor ellerine. Tırnak aranda duvarların kalıyor,tuzla buz. Sen saç tokanı arıyorsun. Etrafında kimse kalmamış. Herkes kendi saç tokasını aramakta. Biri yardım etsin istiyorsun. Ama kimse yok. Sonra enkazın üstünde kendi yansımanı görüyorsun kırık bir cam suretinde. saçlarını toplanmayacak kadar kısa kestirdiğin gün geliyor aklına.Onun senden vazgeçip aslına döndüğü gün. Dudaklarının titreyişi geliyor aklına. Burnunun ucunun yanışı. Gözkapaklarının ağırlaşması. Yanaklarında hissettiğin ıslaklık. Yanma hissi. Üzerinden yıllar geçmiş gibi. Sanki saniyeler önce olmuş gibi. Taze.. Olgunsun artık kendi deyiminle. Geçirmişsin acını. Büyümüşsün.. Bir enkazda saç tokası aramaktasın..

20 Ekim 2011 Perşembe

Tecrübe




Tamam.
Bakma bana.
Ama sanma böyle geçer.
Denedim çünkü.
tecrübe konuşuyor seninle.
Hayal kırıklıkları ile dolu bir ömür..
Büyük bir gelecek endişesi..
Geçmiyor..
Geçmeyecek..
Azalacak sadece..
Sonra benim senden yana umudum tükenecek..
Başkasına meyil edecek kalbim.
Sen orada bıraktığım yerde; gururunla, insanlarla,geleneklerinle, kendinle savaşacaksın.
Kazanacaksın da birgün.
Bana koşmak isteyeceksin.
Benim içimde başka nehirler coşacak..
Coşmaz sanma..
Tecrübeliyim dedim ya.
Aşk dediğin ne ki..
Sen de aşık oldun başka zaman dilimlerinde..
Sonra vazgeçtin başka kadınlar için.
Benimkisi de öyle olacak..
Şaşırma diye söylüyorum.
Olmayacak.
Dünyayı değiştiremeyiz biz.
İnsanız sadece.
O yüzden sen git sıcak evine..
Isıtsın ruhunu duvarlar..

15 Ekim 2011 Cumartesi

Kağıt Kesiği..





Seni duydum bi kez..
Görmeden..
Başım yerdeydi..
Neden bilmem..
Bak bak bitmeyenlerdendin..
Uzun uzuunn baktım sana..
İçimde yeni yollar açtı nehirler..
Yeni iklimler yarattı doğa ana..
İçimde 4 mevsim yaşadım tek bir anda..
Saniye kadar kısa..
Ölümsüzlük kadar uzun..
Gözlerine değdi gözlerim..
Gözlerin küçüldü uzakta bir nesne arar gibi..
Gözbebeklerim sana doğru koşacak sandım bi an..
Korktum..
Sonra ellerine baktım..
Sert, pütürlü ellerine..
Neler yaşadın kimbilir sen..
O bitmeyen saniyeler içinde..
Sonra güldün bana..
Gülümsettin beni..
Biliyorum sende..
Sende sevebilirdin aslında..
İstemedin değil.
Olmazdı..
Acıtırlardı ikimizi de..
Kanatırlardı.
Bildin.
Gülümsedin sadece.

Kirazlı pijamamı pazarda ki o tezgahta ilk gördüğüm günki gibi..
Saçlarımı kızıla boyattığımda aynada ki kadına baktığım anda ki şaşkınlığım gibi..
Belime değen saçlarımı bir aşk acısına hoyratça kurban ettiğim kış gibi..
Şemsiyemi çantamdan çıkarmaya üşendiğim için, yağmurda ıslanmayı, hissetmeyi seçtiğim yaz gibi..
Gülümsedin..

İçimde bir kuş sürüsü havalandı..
Kanat sesleri duydum..
Beyazdı hava..
Ne mavi ne lacivert ne mor..
Alabildiğine beyaz..
Göz yakan cinsten..
Seni gördüğüm an.
Nefesimin ciğerlerimi acıttığını hissettiğim tek andı.
Kağıt kesiği gibiydi..
Gibisi fazla..
Dalgaları hissettim.
Tuzlar doldu yaralarıma..
Acıdım..
Ama vazgeçmedim..
Geçemedim..
Gidemedim..
Gözlerim seni günaha sokuyor biliyorum..
Bakma bana..
Bari sen geç..
Vaz-geç..
Kesmesin ellerini kağıtlar..
ve dalgalar çarpmasın yumruğun kadarcık kalbine..
Git..

Belki paralelinde bu evrenin..
Bir sahil boyu yürüyoruzdur seninle,ellerimde ellerin..

8 Ekim 2011 Cumartesi

İhanet




Kadınına gidiyorsun..
Biliyorum..
Yatağın O'nun olan tarafı sıcacık şimdi..
Senin gelmeni bekliyor..
Sen gelince O'da ısınacak..
Isınacak ev.
Sen gidince benden..

Evin kapısını açınca başını hafifçe kaldıracak yatağından.Sen anahtarını cebine koyup ince koridorda salına salına yürüyeceksin..Yatak odasının kapısı aralık,ışıklar kapalı.Yatağa bakacaksın.. Gözlerinde ihanet var. Aklında ihanet..Uyu diyeceksin ona.. Ben de bir sigara içip geliyorum hemen..Gözlerini açmamasını umarak.. Cesaretin olmayacak gözlerine bakmaya..Uyumayacak kadın,bileceksin.Gözleri kapalı ama uyanık.. Sen üstüne O'nun aldığı pijama takımını giyeceksin.. Sigaranı alıp eline balkona çıkacaksın.. Kadının içi ürperecek.. Sen sigarandan bir nefes alacaksın,derin.. İçim ürperecek. Gözlerimin önünde bir erkek silueti geçecek.. Uzun uzun.. Başımı iki yana sallayacağım hızlıca. Kaybolmayacak.. Sen, sigaranın bitmemesini dileyeceksin.. Kadının orada uyuyor numarası yapmamasını.. Kadının olmamasını dileyeceksin, utanarak.. Kadın mutsuz,biliyorsun. Ne olduğunu anlamaya çalışmakta..Kadın korku dolu..Sen suskunsun..Çünkü biliyorum,orda olmak istemiyorsun şuanda..Olmak istediğin yer benim yanım.. İkimizinde öldüremeyeceği bir utanç istiyorsun. Bende istiyorum, biliyorsun..Ayıp.. Biliyoruz.. Yapmıyoruz birşey ama hep aklımızda.. Heran.. Her hareketimizde.. Günah.. O'na günah.. Bana günah.. Sana günah.. Kadının düşlerine günah..Benim siyah saçlarıma günah.. Senin ela gözlerine..

Yatak sıcak..
Çünkü adamın aklı hala başında..
Ama O'da biliyor..
Birgün yatak soğuyacak..

Günah..






Kelimelerine dokunabilmekti tüm derdim..
Cümlelerinde özne olabilmek..
Susuzluğumu sakinliğinde dindirmek..
Sen olmaktı bütün derdim.
Tasam.
Kederim.
Seni hissedebilmekti içimde..
Senin içinde olabilmekti..
Göğüs hizanda..
Aynı Tanrı'nın yarattığı gibi..
Olmamı istediği yerde..
Olmam gereken yerde..


Senin olabilmekti..
Zamanı geri almak istedim.
Onu tanıdığın güne geri dönmek..
Onun önüne geçmek..
Beni görmeni sağlamak.
Benim olmanı..
Biliyorum haksızım..
Ve günah bu yaptığım..

7 Ekim 2011 Cuma

Ayak izi..





Yanık kokuyor; yastığım,yorganım,odam,evim..
Direnemedim..
Gözlerşn elaydı çünkü..
Gözlerim ruhdaşını buldu önce..
Sonra ellerim..
Anlatsam! Çoğalır mısın bende?
Ah bir bilsen, seni yazıyorum hep..
Yalan söylüyorum herkese.
Heryerde!

Yanlış sorular soruyorlar bana!
Kim?
Neden?
Nerede?
Ne zaman?

Ödüm kopuyor, doğru soruyu soracaklar çözülecek dilim diye..
Seni duyacaklar içimde..

Söyleme onlara bilmesinler, kimsin!
Şişşş sessiz ol duyulmasın sesin..

1 Ekim 2011 Cumartesi

Ara






Git!
Aklımdan..
Artık git, ne olur..
Tam 7 sene oldu..364 hafta..2555 gün..61360 saat..
Git..
Alacağını almış olmalısın artık..
Bana birşey bırakman derdinde değilim ama bu acı artık fazla..
Çok fazla..
Kalbim acıyor..
Git..
Dönmeni beklemekte değilim..
Aksine geçmeni bekliyorum.
Çünkü sen her ne yaptıysan, kırık camlar bıraktın içimde..
Kim gelse bana, yalınayak.
Kim gelse kaçmakta, kanayarak..

Ey Leylam, mecnunum,ferhatım,şirinim,keremim,aslım..
Gözlerinin maviliğinde martılar uçuranım..
Miladım,miyadım..
Cismim,ismim,derdim,kederim,sevincim..
Sözüm,şiirim..

Vedam..
Yağmurum..
Hoşçakal yarenim..

Yağmurlu bir gündü..

Ne zaman yağmur yağsa aklıma o gün gelecek..
Yağmur yağıyordu..
Senin doğumgünündü..
Seni aramıştım.
Arkadaşlarınla birlikte eğlenmekteydin.
Ben annemin yatakodasına kurulu bilgisayarda müzik dinliyordum. İnternetin olmadığı zamanlardı.Soltaire oynamak için açılırdı bilgisayar. Tozlanmasın diye üzerine örtü serilir. Tuşlarına hızlı basılmazdı. Dizüstü bilgisayar da neymiş.. Masanın tamamını kaplayan o kocaman bilgisayarlardan vardı.. Ajda Pekkan dinliyordum. 'Sensiz Yıllarda'.. Seni aradım, seninle paylaşmak istedim.
_Meşgulüm dedin..
Sonra bir daha dinlemedim. Ama ne zaman yağmur yağsa o ilk dize dilime dolanmakta, hala..
'Yağmurlu birgündü, tıpkı bugün gibi..'
Ne zaman yağmur yağsa ..
İçimde bir nehir çağlar sessizce..
Kokuşmuş düşünceler sarar aklımı..
Ne zaman yağmur yağsa,
Seni anarım..
Sen meşgul olursun!..