Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...

13 Mart 2012 Salı

Zehra Teyze





Sevgili eski alt komşumuz Zehra Teyze.. Geçmişten gelen bir anı gibi oturdun salonuma. Bizi ne kadar özlediğini anlattın durdun. Benim aklımda senin 10 sene önce taşınırken ki vedamız. Yanımda o. Ağladığımda geçer deyişi. Senin onu sevmeyişini hatırladım sen bana torunundan bahsederken. Beni seviyordun ve biliyordun onun bana zarar vereceğini. Canımı acıtacağını. Tabii engelleyemeyeceğini de.. O yüzden giderken buruk bakmıştın. Ahh koca kalpli küçük kadın. Salonumda oturup başka bir şehirden getirdiği bir parça nefesi yavaşça nefesime katan. Kadirşinas.. Hatırbilir kadın.. 700 km'lik yolu gelip eski komşunun hatrını sormaya giden, hatırbilir tavrını kanıtlayan, benim demlediğim çayı kendi gibi küçük yudumlarla içen.. İçimde ki kabuklardan sızan kan rengi çayımı.. Bana onu hatırlattın. Onu andım sen kapıdan çıkarken.. Bize de bekleriz, gelin dedin. 700 km.. Sizin için.. Sizi görmek için.. İçtenliğine gülümsedim, alay değil bu. Ama gelemem. Gidemem hiçbiryere.. Ait olamam. Ait olmaya çalışmam. Hayaletim var benim. Gölgem gibi görünen.

Evimi değiştirdim. Sokağımı, semtimi değiştirdim. Görünüşümü değiştirdim. Gülüşümü değiştirdim. Onun anısını değiştiremedim.. Kızma bana Zehra teyze, eğme boynunu. Kimsenin yapabileceği birşey yoktu. Üzgünüm.. Onu çok sevdim..

15 Ocak 2012 Pazar

Kadın..




İki isimli insanlardan uzak dur,kadın.
Onlar iki ayrı adam çünkü.
Biri var dünya tatlısı,aşık..
Diğeri ruhsuz,duvar..
Uzak dur deri ceket giyenlerden, ela'm.
Karanlıktır içleri çünkü.
Senin renklerini alırlar..

Daha kaç kez söyleyeceğim sana..
Acıyorsun işte.
Gülümseyişin bir santim daha daraldı.
Gözünde ki buğu korkutuyor beni.
Yoksa inancını mı kaybediyorsun?
Neden kestirdin saçlarını kısacık?
Ve neden kendinle konuşuyorsun yine?

Korkuyorum,kadın..
Umudunu kaybetmenden korkuyorum..

Birşeyim yok!!





Birşeyler sormalıyım galiba sana..
Mesela neden?
İnsanın canını en çok acıtan soru bu.
Yanıtını alamamak.
Hep bir eksiklik..
Ne oldu anlamıyorum.
Ben hazır hissediyordum kendimi.
Birşeyler olabilirdi biliyorum.
Güzel şeyler..
Mesela sen o adam olabilirdin.
Sahilde çay içeceğim, akşamları sarılarak yürüyeceğim, sinemada film izlerken beni rahatsız edecek, kendimi anlamsız gülüşlere kaptıracağım, italyanca konuşabileceğim adam..
Sen o olabilirdin.
Bende aşık olma potansiyeli vardı.
Sende aşık olunabilecek maya.
İçimde yerini unuttuğum birşeyleri kıpırdatmayı başarmıştı çarpık gülüşün.
Şimdi ne oldu?
Neden duvarsın karşımda ve neden görmüyorsun baktığın yerde..
Fazla geldi birşeyler farkındayım.
Tutamadım çenemi, açtım kendimi sana.
Evet pişmanım..
Aptalı oynayacaktım bu kez..
Başaramadım.
Öyle uzaksın ki, yanına gelmeye korkuyorum.
Birşeyim yok, diyeceksin diye susuyorum.
Soğukluğun zihnimi bulandırır, biliyorum..
Ve bu yüzden kara gülümserken beni gör istedim.
Ben basit bir kadınım.
Hala aşka inanan, umudunu kaybetmemiş, basit bir kadın..
Bil istedim.
Ben canımı acıtmamak için duvar olacağım sana.
Görmeyeceğim.
Duymayacağım..
5. kattan düşmektense, 1. katta iken vazgeçiyorum.
Bilesin..

25 Aralık 2011 Pazar

Yirmibeş Aralık İkibindört

O gün de hava bu kadar soğukmuydu acaba?
Bugünkü kadar üşümüşmüydüm..
Ev bu kadar küçükmüydü?
Ben yine bu kadar büyük bir acı mı çekiyordum?
İçim de çirkin bi acı var.
Üzerinden 7 sene geçti..
Tam 7 sene..
inanmak istemiyorum.
Bu kadar zamandır sen nasıl yoksun.
Parmaklarım üşüyor en çok..
Tarihi bile hatırlamadığından eminim..
Umurunda değil,biliyorum..
Ama bil ben hiçbir sene es geçmedim.
Her sene aynı şekilde acıttı canımı yokluğun..
Bir damla bile eksilmedi..
Bilesin!!!

Ben hep çok özledim..
Çok..

2 Aralık 2011 Cuma

Karma'şık.





Sende bir baba gördüm ben, kızına karşı mahçup,sevgilisine karşı aşık,karısına karşı hissiz..
Sende babamı gördüm ben.
Kelimeleri yarım.
Cümleleri devrik.


Aynada bir kadın gördüm ben, kendisine karşı mahçup, sevgilisine aşık, babasına kızgın..
Aynada kendimi gördüm ben.
Kelimeleri cilalı.
Cümleleri tam.

Uzakta bir kadın silueti gördüm.
Kocasına aşık,aynadaki kadına kızgın..
O'nu gördüm.
Kelimeleri titrek..

Bir rüya gördüm ben.
Küçük kız aynadaki kadına kızgın,babasına benzeyen adama aşık, kadının siluetinden utanmakta..

*Anlamak mümkün değil insanı. Kaderim babama aşık o kadına benzemekte..

Yasak meyve




Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar.
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar.
Ve sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik, sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik...
H.C. Bukowski
.....


Dardı yollar gerçektende,
ikimizinde bedenleri kocamandı.
Aynı kapıdan aynı anda geçmeye çalıştığımız içindi bütün o gereksiz çarpışmalar..
Sendin benim arabesk yanımdın; gizli kalmış itilmiş..
Yasak meyvemdin benim..
Biri bu aptallığımı bana açıklayabilsin isterdim.
Bu saçma direnişimin sebebini..
Bu gereksiz melankolimi..
Seninleyken neden, kendime bile yalan söylediğimi..
Biliyorum, herşeyi bildiğim gibi..
Hiçbir lisan açıklayamaz beni, sende gördüklerimi..
Süngüm düşmek üzere..
Kendimi kandırmalıyım biraz daha..
Eylemeliyim gönlümü..
Başımı başka yana çevirmeliyim.
Üzülüyorum çünkü ve yoruldum..
Bitkinim..
Ciğerlerim acıyor ve yırtılıyor genzim..
Sesim çatallaşıyor..
Konuşma benle bakma bana..
Süngüm düşmek üzere ve ben sarılmamalıyım sana..
Düşme aklıma,kovulmak istemiyorum kapısından cennetin..
Cehennem gibi içim..
Gözyaşı akıtmaya korkuyorum.
Gerçek olmasın diye kelimelere dökemiyorum..
Söyleyemiyorum seni..
Ellerine değiyor arasıra ellerim.
Korkuyorum..
Parmaklarım kavrayacak parmaklarını sıkıca,
Avuçiçine değecek avuçiçim..
Korkuyorum..
Gözlerimi kısacağım sana bakarken,kalbim yerinden çıkacak gibi olacak..
Sonra dudaklarım aralanmış dudaklarının arasında yer bulacak kendine..
Kapanacak kelimelerimin hazine kutusu..
Korkuyorum nefesin dolaşacak içimde.

Uzak dur benden..
Çünkü ben güçlü değilim.
Beni öyle sanıyorsun ama değilim.
Ben sadece korkağın biriyim..
Ve kaçak dövüşen yenik bir savaşçı..

9 Kasım 2011 Çarşamba

Bir kaç bahar sonra belki..




Kendimi affederim birgün.
Belki bir kaç bahar sonra..
Ama affederim..
Seni de affederim.
Beni bu günaha sokan gözlerini de.
Affederim kaderi..
Bana yazdığını oynadığım için Tanrı'yı..
Affederim uykusuzluğumu..
Affederim aşkı..
Ama erken daha..
Önce temizlik yapmam lazım içimde..
Tüm kirler suyun berraklığına dönene dek.
Temizlemem gerek göz kapaklarımı.
Ovalamam gerek ellerimi iyice..
Terimi arındırmam gerek kokundan..
Güzel bir oda spreyi sıkmam gerek içime..
Bu kokuşmuşluk duygusundan kurtulsun diye..
Duygularımı 90 derecede kaynatmam gerek..
Tamamen beyaza dönene dek..
Bol güneşli bir havada kurutmam gerek!
Sonra ütülemem gerek hepsini jilet gibi..
Raflara yerleştirmem gerek..
Sonra bir kaç bahar beklemem gerek..
Affetmek için..
Kendimi..
Seni..
Gözlerini..
Kaderi..
Affetmem gerek hayatı..
Yeniden başlamak için..

Affetmem gerek aşkı, yeniden inanmak için..

27 Ekim 2011 Perşembe

Saç tokası





Sona doğru yürürken bir hazımsızlık hissediyor insan içinde.. Eksik kalmış şeyler var, haddinden fazla yaşanmışlık. Bir eksiklik kalıyor insanın içinde..Tuhaf bir eksiklik..Arkana bakmaya korkuyorsun. Büyük bir depremde yıkılmış gibi evin. Sen en olmadık şeyi arıyorsun yıkıntıların arasında.. Saç tokanı. Oysa hayatın yıkılmış, yeni aldığın perdeler paramparça.. Etrafta toz dumana katık olmuş. Sen saç tokanın derdindesin. Parmaklarınla kazıyorsun enkazını. Ellerin kanıyor. Evin batıyor ellerine. Tırnak aranda duvarların kalıyor,tuzla buz. Sen saç tokanı arıyorsun. Etrafında kimse kalmamış. Herkes kendi saç tokasını aramakta. Biri yardım etsin istiyorsun. Ama kimse yok. Sonra enkazın üstünde kendi yansımanı görüyorsun kırık bir cam suretinde. saçlarını toplanmayacak kadar kısa kestirdiğin gün geliyor aklına.Onun senden vazgeçip aslına döndüğü gün. Dudaklarının titreyişi geliyor aklına. Burnunun ucunun yanışı. Gözkapaklarının ağırlaşması. Yanaklarında hissettiğin ıslaklık. Yanma hissi. Üzerinden yıllar geçmiş gibi. Sanki saniyeler önce olmuş gibi. Taze.. Olgunsun artık kendi deyiminle. Geçirmişsin acını. Büyümüşsün.. Bir enkazda saç tokası aramaktasın..

20 Ekim 2011 Perşembe

Tecrübe




Tamam.
Bakma bana.
Ama sanma böyle geçer.
Denedim çünkü.
tecrübe konuşuyor seninle.
Hayal kırıklıkları ile dolu bir ömür..
Büyük bir gelecek endişesi..
Geçmiyor..
Geçmeyecek..
Azalacak sadece..
Sonra benim senden yana umudum tükenecek..
Başkasına meyil edecek kalbim.
Sen orada bıraktığım yerde; gururunla, insanlarla,geleneklerinle, kendinle savaşacaksın.
Kazanacaksın da birgün.
Bana koşmak isteyeceksin.
Benim içimde başka nehirler coşacak..
Coşmaz sanma..
Tecrübeliyim dedim ya.
Aşk dediğin ne ki..
Sen de aşık oldun başka zaman dilimlerinde..
Sonra vazgeçtin başka kadınlar için.
Benimkisi de öyle olacak..
Şaşırma diye söylüyorum.
Olmayacak.
Dünyayı değiştiremeyiz biz.
İnsanız sadece.
O yüzden sen git sıcak evine..
Isıtsın ruhunu duvarlar..

15 Ekim 2011 Cumartesi

Kağıt Kesiği..





Seni duydum bi kez..
Görmeden..
Başım yerdeydi..
Neden bilmem..
Bak bak bitmeyenlerdendin..
Uzun uzuunn baktım sana..
İçimde yeni yollar açtı nehirler..
Yeni iklimler yarattı doğa ana..
İçimde 4 mevsim yaşadım tek bir anda..
Saniye kadar kısa..
Ölümsüzlük kadar uzun..
Gözlerine değdi gözlerim..
Gözlerin küçüldü uzakta bir nesne arar gibi..
Gözbebeklerim sana doğru koşacak sandım bi an..
Korktum..
Sonra ellerine baktım..
Sert, pütürlü ellerine..
Neler yaşadın kimbilir sen..
O bitmeyen saniyeler içinde..
Sonra güldün bana..
Gülümsettin beni..
Biliyorum sende..
Sende sevebilirdin aslında..
İstemedin değil.
Olmazdı..
Acıtırlardı ikimizi de..
Kanatırlardı.
Bildin.
Gülümsedin sadece.

Kirazlı pijamamı pazarda ki o tezgahta ilk gördüğüm günki gibi..
Saçlarımı kızıla boyattığımda aynada ki kadına baktığım anda ki şaşkınlığım gibi..
Belime değen saçlarımı bir aşk acısına hoyratça kurban ettiğim kış gibi..
Şemsiyemi çantamdan çıkarmaya üşendiğim için, yağmurda ıslanmayı, hissetmeyi seçtiğim yaz gibi..
Gülümsedin..

İçimde bir kuş sürüsü havalandı..
Kanat sesleri duydum..
Beyazdı hava..
Ne mavi ne lacivert ne mor..
Alabildiğine beyaz..
Göz yakan cinsten..
Seni gördüğüm an.
Nefesimin ciğerlerimi acıttığını hissettiğim tek andı.
Kağıt kesiği gibiydi..
Gibisi fazla..
Dalgaları hissettim.
Tuzlar doldu yaralarıma..
Acıdım..
Ama vazgeçmedim..
Geçemedim..
Gidemedim..
Gözlerim seni günaha sokuyor biliyorum..
Bakma bana..
Bari sen geç..
Vaz-geç..
Kesmesin ellerini kağıtlar..
ve dalgalar çarpmasın yumruğun kadarcık kalbine..
Git..

Belki paralelinde bu evrenin..
Bir sahil boyu yürüyoruzdur seninle,ellerimde ellerin..