Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...

24 Mart 2012 Cumartesi

Hesaplaşma

Çok acıklı bir şarkı yanlışlıkla dilime dolanmış gibi..
Acı çekiyorum.
Sebebim yok.
Ahh bir durdurabilsem içimde ki bu sızıyı..
Sevmiyorum bu şarkıyı..
Ben bu değilim..
Ben yalnız kalmak istememiştim aslında..
Sadece sen ol istedim.
Ahh benim küçük aptal kafam..
Renkli dünyasında ki kahkahaları bırakıp nasıl böyle saçma bir acıya gittin ki..
Seni affetmeyeceğim kalbim..
Beni bu efkarla bırakacak kadar güçsüz olduğun için.
Ve affetmeyeceğim kendimi, yarım bir gülüşe aldandığım için..
Affetmeyeceğim bu barbarlığı..
Bilesin dünya..
Gün gelecek bende mutlu olacağım..

Yaşlılığıma dair..

Yaşlanıyorum.
Ve ne tuhaf ki bunu sen göremeyeceksin.
Ayrı iklimlerin çizgisi olacak yüzümüzde..
Benim gülmekten gözümün ve dudaklarımın kenarları çizgilerle dolacak.
Sende gururun imgesi kalkık bir kaş..
Gençliğimden armağan büyük kahkahalarım olacak benim.
İnsanlar beni hep güzel hatırlayacak.
Onlara güzel, keyif dolu anlar bırakacağım..
Bir insanın hem bu kadar mutlu hemde bu kadar hüzün dolu olabilmesi ne büyük çelişki!
Ben kendimi hep hüzünlü hatırlayacağım..
Keşkelerim olacak belki biraz..
Ama beni esir edemeyecekler.
Bağımlılıklarım kontrol edilebilir olacak..
Kendimle hesaplaşmam da böyle başladı işte..
Ne bir adım atabildim sana..
Ne de sen bir adım attın..
Ben seni hep eksik hatırlayacağım.
Sen beni gülerken..
Birlikte bir anımız olamayacak bizim..
Bu evrende..

17 Mart 2012 Cumartesi

Ameliyat

Seni sevmek zorlu bir savaşta silahsız kalmak gibiydi..
Barbarca ve acı verici..
Anlayamadım hiç seni .
Yeterince uğraşmadım belki.

Olduğun halinden memnundum.
Birşeyler beklemeden sevmeyi öğrenmiştim ben.
Seni değiştirmemi istedin belki de sen!
Bilemedim..

Hızla giden bir arabanın altında kalmış gibiyim.
Metrelerce sürüklendi bedenim..
Lastik izlerinde tenim..

Porno izlerken anneme yakalanmış gibiyim.
Kirlendim..


Yokluğun tüm benzetmelerimi elimden aldı.
Ne desem eksik bir yanı..
Devrildi cümlelerimin çatısı..
Duygularda etbenleri gibi alınmalı..

13 Mart 2012 Salı

14 Mart




Yarın 14 Mart.. Sadece senin doğumgünün değil.. Aslında bir sürü önemli şey oldu 14 Martta..Mesela;
* 1489 - Kıbrıs Krallığı kraliçesi Catherine Cornaro, adayı Venedik'e sattı.
* 1794 - Eli Whitney, pamuk ayrıştırma makinesinin patentini aldı.
* 1827 - II. Mahmut döneminde, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane kuruldu.
* 1918 - Hınıs ve Köprüköy'ün kurtuluşu
* 1919 - Tıp Bayramı ve Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'nin kuruluş yıldönümü. Hikmet Boran önderliğinde, tıp camiasının emperyalist güçlerin karşısına resmen çıkışı nedniyle bugün Tıp Bayramı olarak kutlanmaktadır.
* 1919 - Yunanların İzmir'e çıkarma planı, İngiltere Başbakanı Lloyd George, Fransa Başbakanı Georges Clemenceau, İtalya Başbakanı Vittorio Emanuele Orlando ve ABD Başkanı Woodrow Wilson tarafından kabul edildi.
* 1923 - Gençlerbirliği Spor Kulübü Ankara'da kuruldu.
* 1939 - Slovakya Cumhuriyeti ve Karpatlar Ukraynası, Çekoslovakya'dan bağımsızlıklarını ilan etti.
* 1939 - Hatay Meclisi, Türk Lirası'nı resmi para olarak kabul etti.
* 1951 - Kore Savaşı: Birleşmiş Milletler kuvvetleri Seul'ü geri aldı
* 1953 - Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Stalin'in ölümü üzerine yerine getirilen Malenkov, görevini 8 gün sonra Kruşçev'e devretti.
* 1964 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Barış Gücü'nün Kıbrıs'a gitmesini kararlaştırdı.
* 1980 - ABD Hava Kuvvetleri'ne ait C-130 tipi askeri nakliye uçağı, İncirlik Hava Üssü'ne iniş yaparken düştü. 18 ABD askeri öldü.
* 1983 - Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin kurulmasını öngören yasa tasarısı, Danışma Meclisi'nde kabul edildi.
* 1985 - ABD, Batista güçlerine ambargo uygulama kararı aldı.
* 1998 - İran'da Richter ölçeğine göre 6,9 büyüklüğünde deprem oldu.
* 1998 - 14 Mart 1998 YÖK başörtüsü takma taktırmanın suç olduğunu açıkladı.
* 2000 - Naim Süleymanoğlu, Ankara'da devam ettiği idmanlarda koparmada 145 kilo kaldırarak dünya rekoru kırdı.
* 2003 - Türkiye Cumhuriyeti'nin 59'uncu hükümeti, Siirt Milletvekili Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında kuruldu.
* 2006 - MacGyver adlı Amerikan dizisinin 5. sezon DVD'si çıktı.
* 2008 - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı.

Birileri doğdu. Önemli olmasalar yazılmazlardı tarihe;

* 1681 - Georg Philipp Telemann, Alman besteci (ö. 1767)
* 1692 - Peter Van Musschenbroek, Hollandalı bilim insanı (ö. 1761)
* 1835 - Giovanni Schiaparelli, İtalyan astronom (ö. 1910)
* 1879 - Albert Einstein, Alman fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü sahibi (ö. 1955)
* 1906 - Ulvi Cemal Erkin, Türk besteci (ö. 1973)
* 1908 - Maurice Merleau-Ponty, Fransız filozof (ö. 1961)
* 1920 - Memduh Ün, Türk yönetmen
* 1942 - Emin Çölaşan, Türk gazeteci ve yazar
* 1947 - Billy Crystal, Galli sinema oyuncusu
* 1972 - Kaan Dobra, Polonya asıllı Türk futbolcu
* 1979 - Nicolas Anelka, Fransız futbolcu
* 1982 - Begüm Sürek, Türk müzisyen
* 1985 - Eva Angelina, Amerikan porno yıldızı
* 1988 - Sasha Grey, Amerikan porno yıldızı
* 1989 - Colby O'Donis, Porto Riko asıllı ABD'li R&B ve pop şarkıcısı

Ve birileri öldü.. Ama hep hatırlandılar.. Öyle olmalılardı..

* 1883 - Karl Marx, Alman filozof ve ekonomist (d. 1818)
* 1928 - Abdülhamid Hamdi Bey, Türk siyasetçi ve din adamı (d. 1871)
* 1932 - George Eastman, ABD'li mucit, sanayici (Kodak Şirketi)(d. 1854)
* 1946 - Werner von Blomberg (d. 1878)
* 1953 - Klement Gottwald (d. 1896)
* 1955 - Şamran Hanım, Türk besteci, kanto sanatçısı (d. 1880)
* 1959 - Faik Ahmet Barutçu, Türk siyasetçi
* 1973 - Chic Young, ABD'li karikatürist (Blondie-Fatoş-'un çizeri) (d. 1901)
* 1975 - Susan Hayward, ABD'li sinema oyuncusu (d. 1917)
* 1977 - Hikmet Onat, Türk ressam (d. 1882)
* 1978 - Aziz Basmacı, Türk tiyatro ve sinema oyuncusu (d. 1912)
* 1980 - Mohammad Hatta (d. 1902)
* 1983 - Maurice Ronet, Fransız sinema oyuncusu (d. 1927)
* 1989 - Zita von Bourbon-Parma (d. 1892)
* 1995 - William Alfred Fowler, ABD'li filozof (d. 1911)
* 1997 - Fred Zinnemann, Avusturya asıllı ABD'li film yönetmeni (d. 1907)
* 2006 - Lennart Meri (d. 1929)
* 2007 - Lucie Aubrac (d. 1912)
* 2010 - Peter Graves, ABD'li aktör (Görevimiz Tehlike) (d. 1926)
* 2011 - Jülide Gülizar, TRT'nin ve Türkiye’nin ilk haber spikerlerinden, sunucu, yazar, eğitmen.


Birde sen doğdun.. Benim miyadım.. Takvimim.. Saatim.. Dostluğum.. Bu kutlayamadığım 8. doğumgünün. Üzülmüyorum artık demeyeceğim.. Bilmiyorsun, hala üzülüyorum. Doğumgününe 1 saat 11 dakika var.. Sana salakça bir doğumgünü sürprizi yapmayacağım.. Sadece basit bir mesaj göndereceğim eski günlerin hatırına.. Kim olduğumu düşüneceksin.. Belki hatırlayacaksın. Belki sapıkça bulacaksın.. Bende bazen yaptığımı, bu bağlılığı, bu saçma sapan hüznü sapıkça buluyorum. Üzgünüm değişmeyeceğim. Denemedim sanma.. Başaramadım say. Öyle çünkü.. Sıcak bir yaz günü başlattığımız dostluğun anısına ilk ben kutlayayım doğumgününü henüz sen doğmamışken.. İyi ki doğdun.... Adsızım.. Seni özlüyorum. Ama iyi olduğuu bilmek benim tek hediyem.. Hediyeme iyi bak.. Çok mutlu olacaksın biliyorum. Her doğumgününde senin için aynı dileği diliyorum çünkü.. Giderek benden vazgeçerek bu dostluğu bitirerek bana verdiğin efsane için teşekkür ederim.. 26. yaş günün kutlu olsun.. İyiki doğdun.. Kusuruma bakma.. Senenin bu gününde ve malum diğer günde pek bir hüzünlü oluyorum. Bu da benim kusurum olsun.. Seneye görüşürüz..

Zehra Teyze





Sevgili eski alt komşumuz Zehra Teyze.. Geçmişten gelen bir anı gibi oturdun salonuma. Bizi ne kadar özlediğini anlattın durdun. Benim aklımda senin 10 sene önce taşınırken ki vedamız. Yanımda o. Ağladığımda geçer deyişi. Senin onu sevmeyişini hatırladım sen bana torunundan bahsederken. Beni seviyordun ve biliyordun onun bana zarar vereceğini. Canımı acıtacağını. Tabii engelleyemeyeceğini de.. O yüzden giderken buruk bakmıştın. Ahh koca kalpli küçük kadın. Salonumda oturup başka bir şehirden getirdiği bir parça nefesi yavaşça nefesime katan. Kadirşinas.. Hatırbilir kadın.. 700 km'lik yolu gelip eski komşunun hatrını sormaya giden, hatırbilir tavrını kanıtlayan, benim demlediğim çayı kendi gibi küçük yudumlarla içen.. İçimde ki kabuklardan sızan kan rengi çayımı.. Bana onu hatırlattın. Onu andım sen kapıdan çıkarken.. Bize de bekleriz, gelin dedin. 700 km.. Sizin için.. Sizi görmek için.. İçtenliğine gülümsedim, alay değil bu. Ama gelemem. Gidemem hiçbiryere.. Ait olamam. Ait olmaya çalışmam. Hayaletim var benim. Gölgem gibi görünen.

Evimi değiştirdim. Sokağımı, semtimi değiştirdim. Görünüşümü değiştirdim. Gülüşümü değiştirdim. Onun anısını değiştiremedim.. Kızma bana Zehra teyze, eğme boynunu. Kimsenin yapabileceği birşey yoktu. Üzgünüm.. Onu çok sevdim..

15 Ocak 2012 Pazar

Kadın..




İki isimli insanlardan uzak dur,kadın.
Onlar iki ayrı adam çünkü.
Biri var dünya tatlısı,aşık..
Diğeri ruhsuz,duvar..
Uzak dur deri ceket giyenlerden, ela'm.
Karanlıktır içleri çünkü.
Senin renklerini alırlar..

Daha kaç kez söyleyeceğim sana..
Acıyorsun işte.
Gülümseyişin bir santim daha daraldı.
Gözünde ki buğu korkutuyor beni.
Yoksa inancını mı kaybediyorsun?
Neden kestirdin saçlarını kısacık?
Ve neden kendinle konuşuyorsun yine?

Korkuyorum,kadın..
Umudunu kaybetmenden korkuyorum..

Birşeyim yok!!





Birşeyler sormalıyım galiba sana..
Mesela neden?
İnsanın canını en çok acıtan soru bu.
Yanıtını alamamak.
Hep bir eksiklik..
Ne oldu anlamıyorum.
Ben hazır hissediyordum kendimi.
Birşeyler olabilirdi biliyorum.
Güzel şeyler..
Mesela sen o adam olabilirdin.
Sahilde çay içeceğim, akşamları sarılarak yürüyeceğim, sinemada film izlerken beni rahatsız edecek, kendimi anlamsız gülüşlere kaptıracağım, italyanca konuşabileceğim adam..
Sen o olabilirdin.
Bende aşık olma potansiyeli vardı.
Sende aşık olunabilecek maya.
İçimde yerini unuttuğum birşeyleri kıpırdatmayı başarmıştı çarpık gülüşün.
Şimdi ne oldu?
Neden duvarsın karşımda ve neden görmüyorsun baktığın yerde..
Fazla geldi birşeyler farkındayım.
Tutamadım çenemi, açtım kendimi sana.
Evet pişmanım..
Aptalı oynayacaktım bu kez..
Başaramadım.
Öyle uzaksın ki, yanına gelmeye korkuyorum.
Birşeyim yok, diyeceksin diye susuyorum.
Soğukluğun zihnimi bulandırır, biliyorum..
Ve bu yüzden kara gülümserken beni gör istedim.
Ben basit bir kadınım.
Hala aşka inanan, umudunu kaybetmemiş, basit bir kadın..
Bil istedim.
Ben canımı acıtmamak için duvar olacağım sana.
Görmeyeceğim.
Duymayacağım..
5. kattan düşmektense, 1. katta iken vazgeçiyorum.
Bilesin..

25 Aralık 2011 Pazar

Yirmibeş Aralık İkibindört

O gün de hava bu kadar soğukmuydu acaba?
Bugünkü kadar üşümüşmüydüm..
Ev bu kadar küçükmüydü?
Ben yine bu kadar büyük bir acı mı çekiyordum?
İçim de çirkin bi acı var.
Üzerinden 7 sene geçti..
Tam 7 sene..
inanmak istemiyorum.
Bu kadar zamandır sen nasıl yoksun.
Parmaklarım üşüyor en çok..
Tarihi bile hatırlamadığından eminim..
Umurunda değil,biliyorum..
Ama bil ben hiçbir sene es geçmedim.
Her sene aynı şekilde acıttı canımı yokluğun..
Bir damla bile eksilmedi..
Bilesin!!!

Ben hep çok özledim..
Çok..

2 Aralık 2011 Cuma

Karma'şık.





Sende bir baba gördüm ben, kızına karşı mahçup,sevgilisine karşı aşık,karısına karşı hissiz..
Sende babamı gördüm ben.
Kelimeleri yarım.
Cümleleri devrik.


Aynada bir kadın gördüm ben, kendisine karşı mahçup, sevgilisine aşık, babasına kızgın..
Aynada kendimi gördüm ben.
Kelimeleri cilalı.
Cümleleri tam.

Uzakta bir kadın silueti gördüm.
Kocasına aşık,aynadaki kadına kızgın..
O'nu gördüm.
Kelimeleri titrek..

Bir rüya gördüm ben.
Küçük kız aynadaki kadına kızgın,babasına benzeyen adama aşık, kadının siluetinden utanmakta..

*Anlamak mümkün değil insanı. Kaderim babama aşık o kadına benzemekte..

Yasak meyve




Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar.
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar.
Ve sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik, sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik...
H.C. Bukowski
.....


Dardı yollar gerçektende,
ikimizinde bedenleri kocamandı.
Aynı kapıdan aynı anda geçmeye çalıştığımız içindi bütün o gereksiz çarpışmalar..
Sendin benim arabesk yanımdın; gizli kalmış itilmiş..
Yasak meyvemdin benim..
Biri bu aptallığımı bana açıklayabilsin isterdim.
Bu saçma direnişimin sebebini..
Bu gereksiz melankolimi..
Seninleyken neden, kendime bile yalan söylediğimi..
Biliyorum, herşeyi bildiğim gibi..
Hiçbir lisan açıklayamaz beni, sende gördüklerimi..
Süngüm düşmek üzere..
Kendimi kandırmalıyım biraz daha..
Eylemeliyim gönlümü..
Başımı başka yana çevirmeliyim.
Üzülüyorum çünkü ve yoruldum..
Bitkinim..
Ciğerlerim acıyor ve yırtılıyor genzim..
Sesim çatallaşıyor..
Konuşma benle bakma bana..
Süngüm düşmek üzere ve ben sarılmamalıyım sana..
Düşme aklıma,kovulmak istemiyorum kapısından cennetin..
Cehennem gibi içim..
Gözyaşı akıtmaya korkuyorum.
Gerçek olmasın diye kelimelere dökemiyorum..
Söyleyemiyorum seni..
Ellerine değiyor arasıra ellerim.
Korkuyorum..
Parmaklarım kavrayacak parmaklarını sıkıca,
Avuçiçine değecek avuçiçim..
Korkuyorum..
Gözlerimi kısacağım sana bakarken,kalbim yerinden çıkacak gibi olacak..
Sonra dudaklarım aralanmış dudaklarının arasında yer bulacak kendine..
Kapanacak kelimelerimin hazine kutusu..
Korkuyorum nefesin dolaşacak içimde.

Uzak dur benden..
Çünkü ben güçlü değilim.
Beni öyle sanıyorsun ama değilim.
Ben sadece korkağın biriyim..
Ve kaçak dövüşen yenik bir savaşçı..