Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...
öykü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öykü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Haziran 2014 Cumartesi
Haziran..!
Bu bir öykü, bir veda veya bir şiir değildir! Bu yolda yürürken rastladığın eski bir dost gülümsemesidir...
Zamanı geldi...
Şimdi, vedaları hiç sevmeyen ben, sana veda ediyorum...
Git Haziran!
Yıllarımı, yollarımı, rüyalarımı al! Al ve git!
Uyuyamazsan denizi getir gözünün önüne...
Bir adamın gölgesi altına sığındım ben artık!
Başkasına aidim.
Senden vazgeçtim...
Yanına ıhlamur al giderken...
Huyum değişti sanki.
Bazen yabancı geliyorum kendime...
Seni sevmemek fikrine alışmaya çalışıyorum!
Tanrı'm ne zormuş!
Saçın ıslak dışarı çıkma...
Az kederliyimdir, bilirsin.
Doğuştan benim ki...
Bir çeşit doğum lekesi!
Güvenme, hemen gösterme içini!
Şimdi git haziran!
Özgürlüğüne git..
Umuda git...
Sıkı giyin öyle git...
Sana öremediğim tüm kazakları giy git!!!
Etiketler:
deniz,
doğumlekesi,
eskibirdost,
haziran,
ıhlamur,
kazak,
ozlemcelik,
ozumdecokiyiyim,
örgü,
öykü,
özgürlük,
rüya,
şiir,
Tanrı,
umut
20 Temmuz 2013 Cumartesi
Güzel Adamlar’a Sevgilerle...

Nasıl bu kadar mutlu
kalabiliyorsun dedi.Yaralarımı saklamak için her gün bir
maske daha taktığımı söyleyemedim ona. O beni görmek istediği gibi gördü. Çok güzel
gülüyorsun dedi. Güzel güler miydim, bilmiyorum. Geçmiş zamanın birinde bir
arkadaşım “çok lezzetli gülüyorsun” demişti. Ona da gülmüştüm. Gözlerin çok
güzel dedi. Güzellerdi belki. Ela göz hep enteresan gelmiştir insanlara. Ona da
enteresan gelmişti belli ki. Gözlerini gözlerime dikmekten korkmadan bakıyordu
bana. Bir hikâyeye konu olacağını bilemeden. Söylemiştim aslında ben acımı da
mutluluğumu da yazarım diye. Bu hangi duyguya girer bilmiyordum. Heyecan
galiba. Güneşin doğuşunu izlemek biriyle, yıllar sonra. Geçmişe açılan bir
pencere; balkonda oturmuş bir battaniyeyi paylaşan iki insan. Güneş doğsun da
uyuyalım diye bekleyen iki genç. Birinin diğerini daha çok sevdiği sıradan bir hikâye,
mutlu sonla bitemeyen başka bir masal.
Bulutları şekillendiriyoruz.
Çocukluğum gözümün önünde. Kadın olmadan önce ki çocukluğum. Özlediğim, özlemini
duyduğum herşey. Ürkekliğimi mazur görüp sessizce elimi tutuşu, beni rahatsız
etmemeye gayret ederek yanıma uzanışı, gözlerinde ki bakış! Güzel bakan adamlar
zararlıdır. Bilirim. Güzel bakan çok adam gördüğümden belki… Hayatıma giren, girmeye çalışan, teğet
geçen… Beni ben yapan, benden parçalar çalan.
Kendimi başka birine daha anlatmak istemeyişim ama yanında dilimin çözülmesi,
umuda tuhaf bir yolculuk. Güneşi beklemek beraber, güneşi doğurmak eskilerin deyimiyle.
Birbirine iki ayrı şehir kadar yabancı iki insan... Benim karışık zihnim, her
şeye yetişme çabam, düzgün bir adam olmak için verdiğim savaş… Onun beni
kendine çeken, elimi koluma bağlayan bakışları. Hayatın acımasız tesadüfler
girişimi.
Yolculuklar hep hüzünlüdür
aslında. En az yaz aşkları kadar. Başka bir yerde başka şartlar altında
tanışmak deyimi yoldaşın olur. Masallar, efsaneler, şiirler, şarkılar, öyküler,
deyimler bilirsin, biriktirirsin ömrün boyunca. Ama bir gün suskunluk gelip
oturur içine. Söyleyecek bir sözün olmaz. Bir şeyler karalarsın. Güzel
adamların da öyküleri olsun diye.
Güzel Adamlar’a Sevgilerle…
18.07.2013/ Özlem Çelik/ Antalya-
Kemer
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

