Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...
aptal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aptal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Aralık 2014 Pazar

Perde




Biz yokuz artık. Başkaları var. Şarkımızı şarkısı sanan. Kayan yıldızlarda aynı dileği dileyen... Kendilerini sonsuz zannedenlerder var.  Şehrimizi kendi şehri zanneden, bizim yolunu ezbere bildiğimiz yolları yeni keşfedenler var. Bizim karnını çoktan doyurduğumuz martılarımıza simit atanlar var. Ağaçkakan görme umuduyla ağaçlara bakarken birbirlerini unutanlar var. İyi geceler demeden uyuyamayanlar...

Kısacası, sen ve ben bir zamanlar neysek, ne olma ümidindeysek şuan öyle olanlar var... Yenilmez hissediyorlar kendilerini. Oysa o kadar kolay ki yenilmek. Bir anlık gaflet! Bir anlık boşluk! Bir anlık heves! Bir hata... Kocaman, devasa bir hata anı... Yaparken farketmediğin. Domino taşlarının üstüste yığılıp kelebek etkisi yarattığı bir hata... Senden vazgeçmemi sağlayacak tek bir hata. Yapmaman gereken tek şey... Senden istediğim tek şey...

Nasıl bu kadar aptal olabildin! Nasıl... Bu kadar sersem, bu kadar ahmak, bu kadar vurdumduymaz olabildin. Ne zaman bana verdiğin sözlerden vazgeçtin. Benden ne zaman vazgeçtin!

Aptal! Umudu kirletmek ancak senin gibi bir aptalın yapacağı birşeydi... Bravo sana... 

........................Ve perde kapanır.................


7 Ocak 2013 Pazartesi

Siyah düş.







Yine aynı oyun. 
Başrolde sen varsın birde benim kırılmaktan hiç vazgeçmeyen aptal gururum! 
Gözlerinde kendimi görmeye çabalıyorum sen bana boş boş bakarken. 
Dokunuşunun nasıl olacağını düşlüyorum. 
Parmaklarının parmaklarımın arasından geçişini hayal ediyorum. 
Zorluyorum farkındayım sınırları… 
Ama ne güzel olur diyorum, sigaramdan derin nefesler alırken. 
Parmaklarımın yanışına aldırmadan tüketiyorum ciğerlerimi… 
Uyanmayayım diyorum düşümden. 
Düşeceksek beraber düşelim yükseklerden. 
Yalnızlığımın koynunda bir tek geceye dahi tahammülüm yok! 
Mavilerimi, siyahlarına katık yapayım diyorum yeter ki gel! 
Bırakma bizi! 
Yeniden kaybolmak istemiyorum. 
Kal ne olur biraz daha. 
En azından uyuyana dek düşlerim… 

Ey düşünden, düşüncesinden kopamadığım suret, 
Kal biraz daha gönlüme bir parça aşk serp…