Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...
14 mart etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 mart etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2014 Cumartesi

Bugün biraz karışığım..!





Yapamadım.Bu kez çok yaklaşmıştım. Az kalsın başkasını sevecektim! 

Peter, benim çocuk tarafım. Ben iki ayrı adam sevdim sende. Biri komik, konuşkan, deli dolu, az biraz arsız, çokça mahzun, neyse o... Diğeri kör, sağır, dilsiz, vurdumduymaz, buz gibi, ama yumuşacık, derin, güçlü... Ben birbirinden hiç ayırmadan sevdim sizi...Birinizin hakkı diğerine geçmedi. İzin vermedim. 

Denedim Peter, başkasını sevmeye gayret ettim. Yapamadım. Senin gibi gülmüyordu içten, onunlayken gülmüyordum. Gülmek ne zor şeymiş Peter! Gülemedim hiç... Sen de yoktun... 

Az biraz boynum büyük bugün. Sevmem ben 14 Mart'ı. Sevemem. Nesi var bu tarihin deme. Bazen tarihler sevilmez Peter. Mesela senin gittiğin tarihi hiç sevmeyeceğim.. Dönsen bile... Bugün üşüyorum. Kaç kat giyindim kimbilir. Aklım karışık biraz. Sigaraya yeniden başlama isteğim var. Tükenene dek içmek istiyorum. Bugün çok karışığım Peter. Bugün "gidişlerin, öksüz kalışların, terkedilişlerin" günüydü. Ben bugün biraz daha öle yazdım...

Kızma Peter. Ölmek değil niyetim. Benim ki bir alışma hali. Ellerimi ceplerimin en derininde tutma çabası. Sana yazmamak, seni aramamak, sana ihtiyaç durmamak savaşı..! Sanırım bir sigara yakmalı... Yoksa seni arayacağım...




14 Mart 2013 Perşembe

Tıp!

        



        Yılların alabildiği şeyler de varmış. Mesela bundan 9 sene önce ellerim titreyerek kapının önüne bir hediye bırakmıştım. 8 sene önce seni ne denli özlediğimi anlatmaya çalıştığım bir mesaj göndermiştim ağlayarak. 7 sene önce bugün arayıp alo deyişini duymak için nefesimi tutmuştum...

        9 sene geçti. Bugün sana mesaj gönderdim yine. Hiç vazgeçmediğimi bil istedim senden. Ama ne bir damla gözyaşı ne de titreyen eller. Ne de uzun soluklu cümleler vardı. Sıradan bir alışkanlık ile ellerim tuşlar üzerinde gezindi.

       9 sene önce kapıma bir hediye bırakmıştın. 8 sene önce mesajıma uzun bir cevap vermiştin. 7 sene önce sesini özlediğimi bilip telefonda uzun uzun alo demiştin. Bugün ise çok ince olduğumu söyledin. 

         İnce değildim aslında. Sadece seni özlemekten yoruldum. Taşıyamayacağım bir hale geldi yokluğun. Ve ben seni herhangi biri ilan ettim. Sıradan. Benim için anlamı olmayan.

         9 sene sonra bugün yine sana mesaj göndereceğim. Cevap yazmayacaksın bu kez. Bitsin isteyeceksin. 

             Ama ne var biliyor musun? 

            Beni bırakıp gittiğini sana her yıl aynı gün hatırlatacağım... Ve sen benim sayemde en azından yılda bir gün utanacaksın!