Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...
saklambaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saklambaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2015 Perşembe

Benim insanlarım siz misiniz sahiden ???


 Bu yazı ağır hayal kırıklığı ve gerçeklik içermektedir!!!

Ben 28 yaşında bir kadınım! Sokakta yürürken insanlara gülümsemeyi, güzel bir şarkı duydugumda tempo tutmayı severim. Sokak hayvanlarına yemek veririm, mendil satan cocuklardan mendil alirim. Umuda, insanliga inanirim. Her yeni gune, sahip olduklarima sukrederim. Iyi bi insan oldugumu hic soylemedim. Iyi olmaya calisirim sadece…
 
Ama…

Arabam yok. Minibus kullanirim. Korkmadim bugune dek… Saat kac olursa olsun. Korkarak yasamayi yakistirmadim kendime! Felaket senaryolari uretmedim. Yakistiramadim kimselere kotulugu..

Kartopu oynarim her kar yagdiginda. Benden once annem cikar eldivenlerini alip. Annem 61 yasinda. Kartopu oynariz. Bol bol egleniriz. Kimsenin rahatsiz olacagini dusunmedim. Neden rahatsiz olsunlar ki.. Cocuklardan ne farkimiz vardi… Kahkahadan kim rahatsiz olur ki ?

Bir haftadir duyduklarim… Ne kadar korkunc! Benim insanlarim… Benim insanlarim nasil yapar diyorum. Ne zaman bu kadar tahammülsüz olduk biz ? Ne zaman bu kadar kotü olduk. Öldürmek, bir insanın canını almak nasıl bu kadar kolaylaşır ? Aklım almıyor..

Minbüse binen gencecik bir kadın! Öldü... Kartopu oynayan bir adam! Öldü... Dün sabah Üsküdar'da bir kadının parçalanmış cesedi bulundu çöp konteynırında... Özgecan öldürüldüğünden beri 50'ye yakın kadın sessizce terk etti bu dünyayı... Sevgilileri, aileleri, kocaları veya sadece gözüne kestirdiği için, onun olsun istediği için, bir anlık nefis için öldüler... Biz Özgecan'ı duyduk sadece... Diğerlerini bilen, kadınlar ölmesin, biz ölmeyelim diye sesini çıkartmaya çalışan bir sürü kadın daha ölecek... Biliyorum. Ve bunu bilmek benim dünyaya olan inancımı yerinden oynatıyor.. En çok biz ölüyoruz. Doğurduklarımız tarafından... Sıra arkadaşlarımız, sevdiğimiz adamlar, babalarımız, kardeşlerimiz, abilerimiz, sokaktan geçerken bizi süzen, bakışlarıyla rahatsız eden, aklından geçenlerden tiksindiğimiz onlarca erkek tarafından! Ölüyoruz. Ve hiç bir şey yapamıyoruz bu ölümler karşısında...

Ne oldu bize klişesi değil bu. Biz hep mi böyleydik? Görmüyor duymuyormuyduk ? Bunun cevabini öğrenmek icin kac kişi daha ölecek ?? Sıra saklambac oynayan çocuklara geldiği zaman mı duracaklar ? Ya da bir gun duracaklar mı ???

14 Mayıs 2013 Salı

Saklambaç

       




           Nerede kaldın?  O kadar uzun zamandır bekliyorum ki seni, neden beklediğimi unutmak üzereydim. Hoşgeldin. Beni hatırlamıyorsun. Haklısın. Bir sonbahar günü bir kadeh rakını içmişliğim var sadece. Bir parça beyaz peynirini tırtıklamıştım hepsi o. One more cup a coffea ikimizin de en sevdiği şarkıysa ne olmuş yani. Anımsamak zorunda değilsin beni. Altı üstü sana bakarken yarım yamalak gülümsedim sadece. Bir gün yağmurun içinden geçmişizdir kolkola belki.. Hatırlamaman normal. Kızma kendine. Alt tarafı aynı hayali başka insanlarla kurmuşuzdur ne olacak yani. Sen başkasını sevmişsindir ben seni beklemişimdir. Dünyanın düzeni değil mi bu zaten. Bundan bir anlam çıkarmak zorunda değiliz. 

       Mahçup mahçup bakma bana. Suçun yok. Sen sadece benim seni ne kadar sevdiğimi anlamadın. Ben de başkalarının aşkını anlamadım daha önce. Çok ah almıştım karşına çıkana dek. Hayat dediğin kocaman bir oyun bahçesi. Bir gün sen benim saçımı çektin, ben sana silgimi attım. Bahçede kovaladın diye düştüm. Farzet biz saklambaç oynadık sen ebeydin. Ve ben iyi saklanmıştım. İkimizde çocuktuk. Anlam yüklemenin faydası yok.  

       Şimdi içinden yüze kadar say. Ben saklanmaya gidiyorum yine. Aşk her bedende farklı bir dil değil mi zaten?