Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...
sevgili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2018 Pazar

Benim küçük hazinem




   İçim sıkkın. O şarkıyı dinliyorum sabahtan beri.. Tekrar ve tekrar.. İlk kez elimin eline değdiği günün şarkısı.. Bana herşeyin daha güzel olacağını söylediğin o günün. Gözlerini kaçırmadan, hiç kimsenin görmediği yerine baktığın gün kalbimin... Israrla başa aldığım şarkıyı dinliyorum. Gözümün önünde gülümseyişin.. 

   Şiirler geliyor aklıma. Tek kelimesini hatırladığım ve senin uğraşıp bulduğun şiirler..  Her güne ait bir şarkı ile beni mutlu edişlerin.. Her santimini bedenimin ele geçiren o muazzam mutluluğum.. Senin gözlerinde gördüğüm o şevkat. Ellerimizin birbirine kenetlendiği an ki o mükemmel uyum..

   Ah sevgilim.. Herşeyin daha güzel olacağını biliyorum. Herşey daha da güzel olacak onu da biliyorum. Ama insanın içinde bir yer, daha önce orada olduğunu bile bilmediğim bir yer sızlıyor..  Ve bununla nasıl başa çıkacağımı inan bilmiyorum. Sabahtan beri ne saçmalıklarla meşgul ettim kendimi.. Bir yerden sonra hayatın koşturmacası içinde kaybolur, kafam dağılır sandım. 

   Zaman geçmedi. Zaman adildir, hep aynı hızda akar demiştin. Aklıma hep ayaklarımı yere sıkıca bastırırsam dünyanın dönüşünü hissedebileceğime olan inancım geliyor sen öyle dedikçe.. Zaman hep aynı hızla akmıyor.. Ve ben dünyanın döndüğünü sadece senin yanındayken hissedebiliyorum.. Belime sıkıca sardığın kolunu, başımı döndüren gülümsemeni, ben saçma sapan şeyler anlatırken bana uzun uzun bakışını farkedip gülümsediğimde hissediyorum dünyanın döndüğünü.. Seninle nefes alır, aynı anda aynı yöne yürürken ve tabi ki kokunla uyandığım sabahlarda anlıyorum.. Onun dışında kalan her an büyük bir yıkım bende.. Delirmekten korkuyorduk. İlk ben delirdim galiba.. 

   Zamanın düşmanım olduğunu yeniden bilmenin verdiği yılgınlık.. Hızlıca bitmeyeceğinden adım kadar emin olduğum bir takvim ayı..


P.S: Bu şarkı Kovacs / My love dinlenerek yazılmış ve beklemek zorunda kalan tüm aşık kadınlara adanmıştır. 
 
Öz

2 Mayıs 2014 Cuma

Yeniden başlama rehberi (Evet yürümeyi yeniden öğreniyorum)






 Bazen acılar hiç geçmez zannedersiniz! Bir şeylere tutunma ihtiyacı ile hep bir arayıştasınızdır. İçiniz de büyüyen kocaman yapayalnız bir sevgi vardır. Paylaşmak istersiniz. Ama kimse sizi görmez! Siz kimseye kendinizi göstermezsiniz. Sonra o gelir… Kim olduğunu bilmediğiniz, ama “kim olacağını” bildiğiniz!

Hafızanızı silmek istediğiniz o hiç bitmeyen geceleri anımsamakta zorlanırsınız. Bazılarının buna aşk, bazılarının ise huzur dediğini duyarsınız. İsim vermeye korktuğunuzdan sessizce kabullenirsiniz. Cesaretiniz kırılmıştır! Yalpalayarak yürüyorsunuzdur yollarda! O ana dek! Bir şaka arar zihniniz. Komik olmak için değil! Onun gülümsemesini görmek için. Çünkü güzel gülen adamlar zarar veremez, bilirsiniz.

Gülmek bir devrimdir ve sizi devrimden başka hiç bir şey kurtaramayacaktır… O sevdiğiniz filmler gözünüzün önünden bir bir geçer! Üzülmezsiniz, daha önce hıçkırarak ağladığınız sahnelere… Pişman olursunuz sadece, tüketmiş olmaktan, tükenmiş olmaktan. Aynı aşk ile izleyemeyeceğinizi düşünmekten! Aynı aşk ile yaşayamama korkusundan!

Geç kalmak korkutucu bir eylemdir! Bu yüzden saatim diğer insanlara göre 10 dakika ileridir her daim.
Biliyorum sende benim gibisin. Bugün sana bir sır vereceğim. En sevdiğin filmin dvd’sini al! ( İzleyemediğiniz tüm filmler için) Güzel bir mektup yaz! (çektiğiniz tüm özlemler için) İki poşet çay al! (içemediğiniz tüm çaylar için) Kum saati al! (beraber geçiremediğiniz tüm saatler için) Boş bir çerçeve al! (çekilemediğiniz tüm fotoğraflar için) Bir atkı ör! ( geçiremediğiniz tüm kışlar için) Bir şiir ezberle! (beraber sevemediğiniz tüm şairler için), Bir müzik cd'si hazırla! ( çıkamadığınız tüm yolculuklar için) Onun için bir kutu yap… Bu kutuya umut adını koy… Sonra yapamadıklarını biriktir. O gelene dek… Sonrasını biliyorsun.

Onu deniz kenarına götür. İki çay söyleyin tavşan kanı… Sonra umudunu ona ver! Gerisi kolay…

Karşılıklı çay içmeyen sevgili mi olurmuş? Hiç!

Sevgiler,