Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Nisan 2014 Perşembe
"Mutlu Yıllar"
Bende konuşmayı geç öğrenmiş bir çocuğun gevezeliği var. Susturulma korkusu ile seviyorum seni. Bardaktan boşalırcasına... Ve sürekli kendim dahil herkesi, seni unuttuğuma inandırma mecburiyeti ile yaşıyorum!
...
Söylemek istediğim onca söz varken içimde, sana sadece "Mutlu yıllar" yazdım...
"Seni sevdiğimi" unuttum zannediyorsun biliyorum,
Unutmadım!
Hayatımda biri var sanıyorsun,
Yok!
Mutluyum zannediyorsun,
Değilim!
Ben sadece, seni düşünüyordum...
Aptalca biliyorum.
Çoğu zaman şapşallığım tutar bilirsin.
Nasıldı o tabir sahi?
Ciğerimi bilirsin sen.
Bir tek seni sevdiğimi bilmezsin...
Ama konumuz bu değildi doğru ya.
Sana neden yalan söylediğimi anlatıyordum.
Kendini huzursuz hissetme diye...
Üzülme diye...
Ve renkleri mordu, tüm yalanlarımın.
Onları sev diye.
Karşılık veremediğin hisler altında ezilmek nasıldır bilirim.
Sen alışma istedim.
Suçlu hissetme kendini..
Üzülme...
Ben bugün birkez daha doğdum sayende...
Seni sevdiğim her gün olduğu gibi...
Hoşgeldin yeniden, "Mutlu Yıllar"...
......
Aşk'ın rengi mordu. Deniz kokardı ve tadı bazı zamanlar şeftali'ye benzerdi...
Etiketler:
aşk,
çocuk,
deniz,
doğumgünü,
geveze,
mor,
ozlemcelik,
ozumdecokiyiyim,
şeftali,
yalan
27 Ekim 2013 Pazar
Aynı ve Farklının Öyküsü
Bilinçli severim ben. Öyle atıp tutmam. Artıların yanında eksileri de biriktiririm. Aşk mantığını kaybetme hali değildir, bilirim. Aşk, mantıklı olanı bildiğin halde mantıksızlığı seçme halidir. Mesela ben sana aşığım. Körkütük, doludizgin, paramparça... Ne isim verirsen ver, fark etmez.Ama seninle olmaz biliyorum. Çünkü farklıyız seninle. Ay ile güneş gibi değil. İkimiz de insanız ve iyiyiz öncelikle. Ve birbirine delicesine benziyor ruhlarımız. Bu yüzden farklıyız işte. Sen benim erkek halim ben ise senin kadın halinim. Hayata bakışımız, insanlara olan inancımız, verdiğimiz tepkiler aynı. İkimizin de içinde ki çocuğun şortu çizgili, saçları kıvırcık ve kahkahası aynı tonda. Biz aynıyız seninle ve bu yüzden farklıyız. Çünkü kendimizi biliyoruz. Nasıl derinden yaralandığımızı ve iyileşmemizin ne kadar uzun sürdüğünü.
Sana bakarken bazen aynaya bakıyormuş hissi doluyor içime. Nasıl üzülüyorum kendime anlatamam. Avutmak için kollarımın yettiğince sarıyorum kendimi. Sonra diyorum ki sevme onu arkadaş. Olmaz onunla. Aklım beni dinlemiyor. Bir sürü sebebim var seninle olmayacağına dair. Ama yapamıyorum.
Bilinçli severim ben. Bu yüzden acı çekerken yüzümü dahi buruşturmam. Kararlarıma saygılıyımdır. Sevmek, bir şarkının hiç bilmediğin bir dizesini bir anda tamamlamak gibidir. Neden ve nasıl yaptığını bilemezsin. Ama olmuştur işte. Sen benim hiç dinlemediğim o şarkımın hiç duymadığım o dizesinde ki son kelimesin. Bir anda dudaklarımdan dökülen ve beni peşinden sürükleyen.
Vazgeçmek için kendime hükmediyorum. Olur da başarabilirsem diye veda sözleri hazırlıyorum erkek halime, sana. En güzelini buldum sanırım.
Sen benim en tatlı acım, en sevgi dolu yalnızlığım, en aydınlık karanlığım, en açık yaram, sen benim en bilinçli aptallığım, en komik gözyaşımdın. Seni sevmek hissettiğim en şapşal, en korku dolu, en acılı, en tatlı, en yalnız, en karanlık, en aydınlık, en kanlı savaşımdı. Sen olmasaydın bu kadar güçlü, bu kadar, aşık, bu kadar kadın hissetmeyecektim kendimi. Teşekkür ederim...
Etiketler:
adam,
aşık,
aşk,
aynı,
çizgili şort,
çocuk,
farklışapşal,
kadın,
kıvırcık,
ozumdecokiyiyim,
saç,
yalnızlık
13 Ocak 2013 Pazar
Yaşasın İnsanlık
Kötü bir
dünya burası… İnsanların soğuktan donarak öldüğü, karşıdan karşıya geçen
çocuklara arabaların çarptığı, insanların birbirini aldattığı, yalanlar
söylediği, saklandıkları, bulunmak istemedikleri, her güne yeni bir maske ile
başladıkları çirkin bir dünya. Benim umudumu kaybetmemek için bebeklik
battaniyeme sarılıp uyuduğum ve her sabah gözlerimi açtığımda yeni yalanlar
yeni savaşlar duyduğum dünya. Küçücük dertlerimi içime attığım insanlığın her
gün bir kez daha yenildiği dünya.
Oysa sadece
gülümsemek ile değiştirebilsem evreni. Bu kirlenmişliği, bu yılgınlığı, bu
sığlığı delip geçebilsem… İnsanlığa umut verebilsem… Hayal etmeyi öğretebilsem…
Yağmurdan sonra gökkuşağını görmek için sokağa çıkarabilsem onları.
Penguenlerin olduğu komik bir animasyon izletebilsem çocuklara… İnatlaşmayı
öğretebilsem. Paylaşmayı, tokgözlü olmayı,
umudu…
Tüm dünyanın
yükü omuzumda gibi. Bu gece bir ölüm haberi daha verdi haber kanalları. Ben ise
telefonuma mail kurmak ile uğraştım… Kirlenmiş insanlığıma bir methiyedir
yazdıklarım…
Bu gece onarılamayacak
bir acı doğdu bir annenin göğsünde. Ve ben yarın sabah beş dakika daha uyumak
için babamın hazırladığı kahvaltıyı es geçeceğim. Hava soğuk diye söylenip,
süslü kıyafetlerimi giyip bir fincan kahveye 10 TL vereceğim çocuklar dünyanın
diğer tarafında açlıktan ölürken. Beğenmeyip
yarısında bırakacağım. Akşam olduğunda
içim sızlayarak haberleri izleyeceğim. Üzüleceğim herkes kadar. Yazacağım yine
ve okuyacak birileri. Hak vererek veya yadırgayarak….
Ben
sigaramdan derin nefesler alarak sıcak evimde uzanırken, bazıları insanlığım
ile ilgili güzel sözler söyleyecek! Ben utanamayacağım…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


