Ben hayal dünyamın günlüğünü tutuyorum sadece...
kötü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kötü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2014 Salı

Onun kokusuna başka bir kadının kokusu karıştı...





O gitti...
Benim değil artık. Kimin bilmiyorum. Ne önemi var ki... Artık benim değil..!
Onun kokusuna başka bir kadının kokusu karıştı...
O eller başka bir kadına değdi...
Gözleri başka bir kadın gördü, sesini başka bir kadın duydu..
O artık benim değil!
Kimin bilmiyorum...
Ne önemi var ki.

Sonsuzluk tuhaf bir kavram. Sonsuza dek ait olacağın ruhu bulduğuna inanıyorsun. İçinden yeni bir kimlik çıkıyor. O olmadığı zamanlarda nasıl bir insansan tam tersi oluyorsun bir anda. Mutlu oluyorsun çokça... Ve huzurlu... Herşeyin yeniden şekilleniyor. Umudu öğreniyorsun ve aşkın yeni halini... Gözün kör, kulağın sağır oluyor... Sonra? Sonrası boşluk. Hayat acımasız. Hep derim; dünya insanlar için fazla güzel, insanlar bu dünya için fazla kötü! Hangisini seçersen! Bence; biz kötüyüz, çok kötüyüz... 

Aldattı!
Nasıl yaptı, neden yaptı, ona bunu yapması için ne yaptım, benim rolüm neydi bilmiyorum...
Günah çokta suçlu yok işte!
Tanrı, insanları muazzam bir güzellikle yarattı. Sonra onlara korkunç duygular verdi.
Bir insanın bir başkasına bunu neden yaptığını hiç bir zaman diliminde anlayamayacağım. Kimse bana bunu açıklayamayacak...
Dünyanın hem bu kadar güzel hemde nasıl bu kadar korkunç olduğunu anlayamadan öleceğim!

Yeniden yürümeyi öğreneceğim ama bir eksik!
Çokça kırgın!
Çocukken babamdan ısrarla istediğim ve bana aldığı o oyuncağın kırılmasına alıştığım gibi alışacağm... 
Evden kaçan kedimin yokluğuna alışmam,
Her seferinde dünyaya bir kat daha kırılmam gibi...

Anlayacağın; ne kadar sevsen olmuyor bazen... Dünya bize öğretildiği kadar basit değil..
Biri ile konuşmasam nefes alamazdım. Okuduğunuzu bilmek benim yaşamamı sağlıyor!

Sonsuz Teşekkürlerimle...

3 Nisan 2013 Çarşamba

Sağırdır bazı insanların kalbi...

  



  İnsanlar arasında fark yoktu aslında. Fark beyinlerin çalışma şekillerindeydi...

          Bazen ne yapsan anlatamazsın kendini. Sağırdır bazı insanların kalbi. Onlarında suçu yoktur. Suç, onları sağır edenlerindir. Yarınlarını unutturanlarındır. Ah almaktan korkmayanlarındır suç. Bir sözün bütün bir ömrü sağır edeceğini bilmez bazıları. Ve sen sesini duyurmak için kendini parçalarsın. Duymaz seni, çünkü vazgeçmiştir inanmaktan. Oysa senin ne derin yaraların vardır. Ne çok acımıştır kalbin. Ne çok düşmüşsündür. Toz dumandır için. Ama inanmaktan vazgeçmemişsindir. Çünkü bilirsin ki vazgeçtiğin an çorap söküğü gibi dağılacaktır hayatın. İnanmaktan vazgeçtiğin an bitecektir masalın. Güvenmekten,umuttan,inanmaktan,gelecekten vazgeçmeden yaşama çabasıdır seninkisi. Aşık olabilme ümidini kaybetmemektir.

      10 yıldır müthiş bir sabırla aynı dileği dilemektir.

       Yaşadığın dünyanın her yerinde sağırlaştırılmış insanlar gezmektedir. Düzeltmek istersin zamanında başkasının yaptığı hatayı. Onarmak istersin açtığı yarayı. Kendini anlatabilmek istersin. Anlatsan, anlasa değişecektir bakışı dünyaya. Herkes kötü değildir çünkü. Ama o kadar kırgındır ki duymaz çığlıklarını. Sen yoluna devam etmek zorunda kalırsın. 

            İnsanların ne kadar  korkunç olabileceğini gördüğüm her an, her dakika, her saniye biraz daha sıkı tutunuyorum dünyaya. Çünkü birileri hatırlatmalı insanlığı,insanlara...

           (Tüm yanlış anlaşılmalar için)

      

13 Ocak 2013 Pazar

Yaşasın İnsanlık







Kötü bir dünya burası… İnsanların soğuktan donarak öldüğü, karşıdan karşıya geçen çocuklara arabaların çarptığı, insanların birbirini aldattığı, yalanlar söylediği, saklandıkları, bulunmak istemedikleri, her güne yeni bir maske ile başladıkları çirkin bir dünya. Benim umudumu kaybetmemek için bebeklik battaniyeme sarılıp uyuduğum ve her sabah gözlerimi açtığımda yeni yalanlar yeni savaşlar duyduğum dünya. Küçücük dertlerimi içime attığım insanlığın her gün bir kez daha yenildiği dünya.
Oysa sadece gülümsemek ile değiştirebilsem evreni. Bu kirlenmişliği, bu yılgınlığı, bu sığlığı delip geçebilsem… İnsanlığa umut verebilsem… Hayal etmeyi öğretebilsem… Yağmurdan sonra gökkuşağını görmek için sokağa çıkarabilsem onları. Penguenlerin olduğu komik bir animasyon izletebilsem çocuklara… İnatlaşmayı öğretebilsem.  Paylaşmayı, tokgözlü olmayı, umudu…
Tüm dünyanın yükü omuzumda gibi. Bu gece bir ölüm haberi daha verdi haber kanalları. Ben ise telefonuma mail kurmak ile uğraştım… Kirlenmiş insanlığıma bir methiyedir yazdıklarım…
Bu gece onarılamayacak bir acı doğdu bir annenin göğsünde. Ve ben yarın sabah beş dakika daha uyumak için babamın hazırladığı kahvaltıyı es geçeceğim. Hava soğuk diye söylenip, süslü kıyafetlerimi giyip bir fincan kahveye 10 TL vereceğim çocuklar dünyanın diğer tarafında açlıktan ölürken.  Beğenmeyip yarısında bırakacağım.  Akşam olduğunda içim sızlayarak haberleri izleyeceğim. Üzüleceğim herkes kadar. Yazacağım yine ve okuyacak birileri. Hak vererek veya yadırgayarak….
Ben sigaramdan derin nefesler alarak sıcak evimde uzanırken, bazıları insanlığım ile ilgili güzel sözler söyleyecek! Ben utanamayacağım…